Balkonda Sigara İçmek

Balkonda Sigara İçmek

——————————————————————————–

Sigarayı balkonda içmek çözüm değil!
Özellikle bebekli evlerde, anne ve babalar sigara içmek istediklerinde balkana çıkmayı ya da pencereden dışarı sarkmayı tercih eder. Ancak ABD’de yapılan yeni araştırma, sitesi’nden, araştırmanın lideri Georg Matt, bu durumda nikotin düzeyinin az olduğuna işaret ediyor. Ancak yine de bünyede zamanla nikotin birikmesi, sigara içmeyle ilişkili astım gibi rahatsızlıklara ve ‘ani bebek ölümü sendromu’na neden olabilir.

Matt’a göre, sigara dumanı büyük olasılıkla anne ve babaların saçlarına ve elbiselerine yapışıyor. Parçacıklar daha sonra evin içine taşınarak havada ya da tozların içinde kalıyor. Aile üyeleri daha sonra onları doğrudan soluyup ya da elden ağızlarına taşıyor.

Matt, bebekler çoğunlukla evin içinde oldukları ve her buldukları cismi ağızlarına soktukları için daha büyük tehlike altında olduğunu söylüyor ve ekliyor: Nikotin bulaşan toz, oyuncakların, halıların ya da yatakların’ üzerinde aylarca kalabilir. Matt’in ekibi, 12 aylıktan küçük bebekleri olan 49 ailenin evlerini inceledi. Bu evlerden 15 tanesinde hiç sigara içmeyen insanlar yaşıyordu. Geriye kalanlar ise ya evin içinde ya da dışında sigara içen ailelerin evleriydi. Araştırmacılar çocukların idrar örneklerindeki; çocuk ve oturma odalarındaki toz ve hava içindeki nikotin düzeylerini inceledi. Tüm gruplar içinde, sigara içilen evdeki çocukların idrarlarındaki nikotin düzeyi en yüksek oranda, hiç içilmeyen evlerin çocuklarından 14 kata varan oranda fazla çıkıyordu.

Toz ve havadaki nikotin düzeylerinde de benzer bir farklılık izlendi. University College London’dan tütün araştırmacısı Martin Jarvis, “Eğer nikotin bulunuyorsa sigara içilmesiyle ortaya çıkan diğer zararlı kimyasallar da bulunabilir” diyor. Ancak nikotinin evin içine nasıl girdiği konusu pek açık değil.

Sigara kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Madde Bağımlılığı, Kullanımı ve Medya

Madde Bağımlılığı, Kullanımı ve Medya

——————————————————————————–

Hazırlayan: Ankara Ü. Tıp Fak. Adli Tıp ABD

Madde kullanımı; bireyin, santral sinir sistemi üzerinde hoşnutluk yaratıcı etkisi nedeniyle herhangi bir bağımlılık maddesini kullanmasıdır. Kullanım kişinin özdenetimini etkileyip, özgüllüğünü ortadan kaldırmak suretiyle yeni tutum ve davranışların oluşmasına yol açmakta ve böylelikle uzun dönemde biyolojik temelde gelişen kapsamlı bir soruna işaret etmektedir. Bu sorun madde bağımlılığı sorunu olup biyolojik olduğu kadar bireysel ruhsal ve toplumsal katılımcı unsurların da etkileşmesiyle tümleşik bir yapı özelliği kazanmaktadır. Dolayısıyla sorunu çok boyutlu tanıyıp çok yönlü değerlendirmek gerekir. Bu değerlendirme bir yandan etiyolojik açıklamalara yönelirken diğer yandan tanı, tedavi, önleme ve esenlendirme gibi en temel yordamları da barındırmaktadır.

Türkiye gibi küresel etkilere alabildiğine açık ve batı kültüründen etkilenmeye uygun toplumlarda mücadele kavramlaştırması koruma ve önleme anlayışından bağımsız düşünülemez. Bunun en tipik örneklerinden biri esrar kullanımı ve bağımlılığıdır. Esrar bağımlılığı konusundaki abartılı ve çelişkili tartışmaların sonu yıllardır bir türlü gelmemekte ve güvenli bir madde izlenimi yaratılmaya çalışılmaktadır.

Geçen yıllarda çok satan bir magazin dergisinin kapağında “Esrar Aklandı: WHO Raporlarında Saklanan Gerçek” başlığına yer verilmiştir. Aslında 1950’li yıllara ait bir WHO raporuna dayanarak internetten elde ettiği bilgileri ortaya koyan gazeteci, sözüm ona ansiklopedik bilgi verirken, ne türlü bir eğimleme yarattığının farkında bile değildi. Belki de farkındaydı, çünkü; ülkedeki 81 ilin meydanlarına böyle bir pankart asmak ciddi bir suç iken ülkenin her tarafında ön kapaktaki bu yazı, bir pankarttan çok daha etkileyici olacaktır. Aynı dergi daha önce de “marihuananın saksıda nasıl yetiştirileceğini” öğretmişti. Oysa kısa bir araştırma ile gazeteci şu gerçeklere ulaşabilir ya da bunları yetkili bir ağızdan aktarabilirdi:

- Esrar lipofilik olduğu için uzun sürelerle (yaklaşık üç dört hafta) yağ dokusunda saklanmakta ve etkili THC düzeyi bu yolla sağlandığından kesilme krizi uzun sürelerle çıkmamaktadır.

- Esrar kullanımı çok farklı yollardan olduğu için ve saf miktar yeterince doğru saptanamadığından günlük doz titre edilememekte ve bağımlılık modeli her zaman standart biçimde oluşturulamamaktadır.

-Esrar çoklu madde kullanımı grubunda yer almakta ve diğer maddelerden ayrıştırılması her zaman mümkün olmamaktadır.

- Ancak esrarın bağımlılık yaptığı 1972 yılından bu yana bilinmektedir. Üstelik nöron üzerindeki etkisi nedeniyle kısa sürede bilişsel yetersizlik geliştirmektedir.

Buna karşın haber yukarıdaki şekliyle çıkmıştır. Gelişmiş batı toplumlarında ‘bulaşı önleme’ anlamındaki halk sağlığı anlayışı ile marjinalize edilen alt kültür grupları için sınırlı ve kontrollü sağlama kolaylıkları sanki genel bir uygulama modeliymiş gibi aktarılmaktadır. Bir yıl kadar önce Arkansas Eyaleti’nin kararlaştırdığı tıbbi amaçlı kontrollü esrar kullanımı Yüksek Mahkeme’nin kararıyla birkaç ay önce kaldırılmıştır. Çünkü bu tür önlemler yeni kullanıcıları engellemekte işe yaramamaktadır. Bundan birkaç ay önce İngiltere’de 3 grama kadar esrar bulundurma serbest bırakılmıştır. Doğaldır ki güvenli olduğu için değil; Hollanda’daki esrar kahvelerine akın eden İngilizlerin yol açtığı döviz kaybını önlemek amaçlanmıştır. Tüm bu örneklerin ülkemiz yazılı ve görsel basınında nasıl yer aldığını ve mesaj içeriği taşıyan yorum ve ifadelerin ne kadar koruyucu ve önleyici olduğunu görmekteyiz. Oysa basın, koruma ve önleme anlayışına temellenen ulusal bir politikanın en etkin gücü olmak durumundadır. Bu, yalnızca basın etiği açısından değil, yurttaş sorumluluğu açısından da böyle olmak zorundadır.

Her türlü koruma ve önleme programının en vazgeçilmez unsuru 12-22 ya da 15-24 yaş grubunu içeren risk grubudur.

Bu yaş grubunun en temel özelliği toplumsallaşma aşamasında her türlü etkiye açık küçük grup oluşturma eğilimidir. Her grubun belli normları ve yazısız kuralları vardır. Grupta kalabilmek, topluma henüz açılmış genç için vazgeçilmez ve yaşamsal değerde bir seçimdir. Grubun normları arasında madde kullanmak varsa, o grupta kalabilmek adına, gencin davranışları arasında madde kullanımının yer alması kaçınılmazdır. Dolayısıyla koruma ve önleme bu yaş grubunu barındıran risk gruplarının korunması anlamına gelmektedir.

Toplumsal söylemin biçimlenmesi, görsel idollerin oluşturulması gibi belirleyici gücü olan medyanın bu konuda üstleneceği rol kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Medya eğitici güç değildir, ancak eğimleyici bir güç olarak önemi asla tartışılmaz.

Hammurabi yasalarından 4. Murat’a, hippi alt kültüründen postmodernist yaşam kabullerine kadar renkli bir açılımda madde kullanmaya yönelik farklı kabul ve kaygıların gerek birey gerekse toplum yaşamını biçimlediğini görmekteyiz.

Küresel bakış açısıyla bugün, madde kullanımı bireyin kendini köleleştirdiği bir durumdur. Çünkü bağımlılık bireyle nesnesi arasında kurulan ve bir süre sonra bireyin özerkliğini ve özgüllüğünü ortadan kaldıran bir sürece gönderme yapmaktadır. İnsan tutum ve davranışı ve de duyumsaması üzerindeki yıkıcı etkileri nedeniyle bireyi, seçtiği nesne karşısında çaresiz bir köle haline getirmektedir. Böylelikle toplum her planda bu duruma gelmiş bireyin katkılarından, gücünden, emeğinden daha da önemlisi varlık olarak bireyin kendinden yoksun kalmaktadır. Yeryüzünde pek çok ulusta -yerine göregeniş bir nüfus grubunun bu etki ile sarsıldığını dikkate alırsak tüm toplumların hangi boyutta kayıplara uğrayacağını kolayca çıkarabiliriz.

Tüm ülkelerin zorunlu olarak duyarlılık kazandığı ve onları odaklaştıran maliyet unsurudur. Bu sözcüğü her anlamı ile kullanırken bağımlılık sorunsalı açısından iki niteliğini ayırt etmekteyiz;

- Doğrudan (topluma)
- Dolaylı (bireye)

Her iki gruba ait başlıklar ayrı ayrı ele alındığında; yapılanlar ve yapılması gerekenler açısından gerek bireyin gerekse ait olduğu toplumsal yapının karşılaştığı zorluklar ve altına gireceği yükler, bireysel ve toplumsal emeğin tek bir sorun grubuna bağlı olarak nasıl harcanmak zorunda kalındığını açık bir biçimde sergilemektedir. Bağımlılık sorununun ülkelere ve sonuçta insanlığa yönelik bu yüksek maliyete, küresel örgütlenmeleri kaçınılmaz hale getirmekte, özellikle Türkiye gibi ülkeler için beraberinde ek zorlukları da taşımaktadır. Bağımlılık sorununa küresel bakışın “soruna yanıt verme biçimi” adını verdiğimiz bir anlayışa indirgediğimizde; alkol ve alkol dışı madde kullanımı ve bağımlılığı konusunda nüans düzeyinde bir ayrımın genel tutuma yansıdığını görmekteyiz. İki grup arasında yasallık açısından görülen fark ilgili politikalara da yansımaktadır. Şöyle ki; alkol bağımlısı alkolik adını alsa bile toplumsal kabul açısından diğer madde bağımlısının taşıdığı zorluğu taşımaz. Zaten çoğu politika ve stratejinin ana güçlüğü; alkol dışı madde bağımlısının toplumsal hayatın genel akışına dönüşündeki bu temel zorluğu aşmakta yatar.

Topluma maliyet Bireye maliyet Tıbbi tedavi İşsizlik Yasal düzenlemeler Hastane giderleri Yargının işgali Ölümler Islah cabaları İşgücü-günü kaybı Suç oranı Çeşitli kaza, ceza, Madde trafiği denetimi tutukluluk, topluma dönüş Önleme-koruma çabaları süresi Kişileri bilgiyle

Bunun dışında küresel anlayışla ortaklaşmış iki temel anlayış temini engelleme yolları ve talebi azaltma yollarıdır.

- Temini engelleme yolları;
- Madde kullanımını denetleyen sistemlerin geliştirilmesi,
- Talep ve temin arasında işlevsel bir denge oluşturulması,
- Yasa dışı kaynakların kurutulması,
- Madde trafiğinin önlenmesidir.

Talebi azaltma yolları;
- Tıp içi ve tıp dışı her türlü bağımlılık maddesine yönelik yasa dışı talebi engelleme,
- Tıbbi tedavi,
- Rehabilitasyon (esenlendirme),
- Bağımlının toplumla bütünlüğünün yeniden sağlanmasıdır.

Merkezdeki anlayış ise madde kullanımı, sonuç etkileri ve bundan doğacak zararı mümkün olduğu ölçüde en aza indirgemek olarak özetlenebilir.

T.C. Anayasası 58. maddesinde ön görüldüğü üzere gençliğin uyuşturucu madde kullanımına karşı korunması devlete yükümlülük getirmiştir. Bu amaçla 20 Nisan 1995 tarihinde kabul edilen 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanun’un 4. maddesinde radyo ve televizyonların yayın ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre yayınlarda çocukların ve gençlerin fiziksel, zihinsel, duygusal ve ahlaki gelişimini olumsuz yönde etkileyebilecek unsurlara yer verilemez, çocukların ve gençlerin istismarına yönelik yayın yapılamaz. Özel radyo ve televizyon kuruluşlarının eğitim, kültür ve müzik programlarına ait esaslar hakkındaki yönetmelikte; “çocuğun ruh sağlığını bozacak ve kişilik gelişimi üzerinde etkiler bırakabilecek, sebepsiz korkular ve çelişkili duygular yaratabilecek anlatımlara, çocuğu şiddete özendiren, şiddeti temsil eden kişileri kahraman gibi gösteren yapımlara yer verilemez. Çocuk ve gençlerin sigara, alkol, uyuşturucu madde ve diğer kötü alışkanlıklara karşı korunmalarını sağlamak hususu göz önünde bulundurulmalıdır” denilmektedir. Ancak tüm bunlara karşın gerek görsel gerek basılı yayınlarda özensiz davranıldığı açıktır. Henüz doğru ile yanlışın ayırımını yeterince yapamayan çocuklar ve ergenler için cinsel davranışlar, suça eğilim, intiharlar, alkol ve madde kullanımı hakkındaki yayınlar bilgi kaynağı olabilmekte, gençleri olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

26 Nisan 1996′da Uyuşturucu Kullanımı ile Mücadele Takip ve Yönlendirme Alt ve Üst Kurulları oluşturulmuştur. Bu kapsamda Aile Araştırma Kurumu kötü alışkanlıklara karşı caydırıcı yayınlarda göz önünde bulundurulması gereken hususları bir bildirge halinde yayınlanmıştır. Bu bildirgede:

- Her türlü yayında (haber dahil) kullanılan uyuşturucu maddeler ve madde kullanım biçimleri doğrudan gösterilmemeli ve haklarında bilgi verilmemelidir. Uyuşturucu kullananların görüntülerine ve onlarla yapılan röportajlara istismar edilebileceği düşünülerek yayınlarda yer verilmemelidir.

- Madde kullanımı ve bağımlılığı konusunda ön yargı taşıyabilecek mesajların (örneğin, belli sosyokültürel ya da sosyoekonomik gruplarda, parçalanmış ailelerde görülmesi gibi) verilmemesine özen gösterilmelidir.

- Ailenin tek başına koruyucu öğe olamayacağı, çocukların ve gençlerin yetişmesinde sosyal destek sistemi içerisinde yer alan tüm kurumların sorumluluğunun ortak olduğu işlenmelidir.

- Madde bağımlılığı tedavisi konusundaki açıklamalarda aşırıya gidilmemeli (tedavisi yoktur ya da tedavisi kolaydır gibi) bağımlılık tedavisinin özel uzmanlık işi olduğu ve özel yerlerde yapılacağı belirtilmelidir.

- Bazı maddelerin bağımlılık yapmayacağı şeklindeki konuşmalara yer verilmemelidir.

- Uyuşturucu kullanımının konu edildiği ya da buna ait sahnelerin yer aldığı filmlere saat 24′ten önce yer verilmemeli ve sağ üst köşesine konulacak bir işaret ile programları seyretmesi sakıncalı olan yaş grubu belirtilmelidir.

- Gerçekleştirilecek programların planlanması ve hazırlanması sürecinde, madde kötüye kullanımı, bağımlılığı ve mücadele konularında bilimsel literatüre dayalı gerçekçi ve geçerli veriler kullanılmalıdır.

Sonuç olarak yaşları gereği her türlü yönlendirmeye açık olan çocukları ve gençleri medyanın olumsuz etkilerinden korumaya çalışmak; yalnızca hekimlerin, hukukçuların, Uyuşturucuyla Mücadele Alt ve Üst Kurulları’nın değil tüm vatandaşların görevi olmalıdır.

Sigara kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Ülkemizde Sigara

Ülkemizde Sigara

——————————————————————————–

Hazırlayan:Dr. Mustafa Çetiner

“Kolomb, Amerika’yı keşiften döndükten soma Sevilla ve Barselona’nın kalabalık caddelerinden bir tören havasında geçerken beraberinde getirdiği tuhaf ve paha biçilmez pek çok şeyi, o ana kadar hiç tanınmayan bir ırkın kırmızı derili insanların, hiç görülmemiş hayvanları, çığlıklar atan rengarenk papağanları, hantal ve ağır yürüyen tapirleri ve kısa bir süre soma Avrupa’yı kendilerine vatan edinecek olan bitkileri ve meyveleri, Hint buğdayını, tütün ve Hindistan cevizini halka gösteriyordu”. Kristof Kolomb’un 15 yy sonunda Avrupa’ya tanıttığı denizcilerin kolayca alıştığı tütün tüm dünyaya hızla yayıldı ve “sanki kanayan Amerika topraklan, kutsal tütün bitkisi aracılığı ile ilkel sahiplerinin öcünü aldılar”. Gerçekten de, gelişmiş batı toplumlarında erkeklerde görülen kanserlerin %40-45%’i, tüm nüfusta izlenen kanserlerin ise %30′u sigaraya bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Akciğer kanserine bağlı ölümlerin %80-90′ı, kronik akciğer hastalıklarına bağlı ölümlerin %75-90′ı ve koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerin ise %25-30′u sigara ile ilişkilidir. Bin dokuz yüz doksanlı yıllarda dünyada sigaraya bağlı bildirilen ölümlerin toplamı üç milyon/yıl olup bu sayının 2020 yılında on milyona ulaşacağı öngörülmektedir.

Ülkemizde durum ise dehşet vericidir. Yapılan çalışmalar, 15 yaş üstü erkeklerin %62.8, kadınların %24.3 ve tüm nüfusun ise %43.6′sının sigara kullandığını ortaya koymaktadır. Türk Kalp çalışması sonuçlan bu oranın erkeklerde %53.3 ve kadınlarda ise %19.3 olduğunu göstermektedir (Mahley R ve ark ‘Turkish Heart Study Journal of Lipit Research, Cilt 36, sayı 4, 1995). İlginç olan sigara içme oranlarının gerçekte sosyal bir model olma sorumluluğu taşıyan hekimler ve öğretmenler arasında çok yüksek olmasıdır. Erkek hekimlerin %54.9 ve bayan hekimlerin %39.5′i sigara içicisidir. Erkek öğretmenlerde sigara içme oranı %62.4, bayan öğretmenlerde ise %33.8 bulunmuştur. Oranların ülkemiz ortalamasının üstünde olması ibret vericidir. PİAR’ın 1988 yılında yaptığı çalışmaların sonuçlan da şaşırtıcıdır. Batı toplumlarının tersine sigara içme sıklığı ülkemizde eğitim düzeyi ile paralel olarak artmaktadır. Okula gitmeyenlerde sigara içme gram %26, ilkokul mezunlarında %47, ortaokul mezunlarında %52, lise mezunlarında %45 ve üniversite mezunlarında %59 ‘dur. Yaşanan dehşet bununla da kalmıyor. Yine PİAR’ın 1988 yılında yaptığı çalışma sonuçlan dikkate alındığında ülkemizde sigaraya içicilerinin %20′si 11-14 yaşlan arasında, tüm içicilerin ise %83 ‘ü 21 yaşından küçük bir yaşta sigaraya başlamaktadır. İlk öğretim sekizinci sınıf öğrencilerinde yapılan bölgesel bir çalışmada erkek öğrencilerin %11.5i ve kız öğrencilerin ise %1.9%’unun sigara içiyor olduğu gösterilmiştir.

Ülkemizde kişi başına düşen sigara tüketimi, .”1979 yılında 1837.adet/yıl (4.7 adet/gün) iken bu oran 1984 yılında 2696 adet/yıl (7.6 adet/gün) değerine yükselmiştir. Üzücü olan nokta, tüm dünyada sigara kullanım hızı belirgin biçimde azalırken ve sigaraya karşı büyük bir savaş verilirken ülkemizde hemen pek az şey yapılıyor olması ve tüm çabaların sadece gönüllü dernekler ve sivil toplum örgütleri aracılığı ile yürütülüyor olmasıdır.

Ülkemizde içiciliğin yaygınlığı elbette ki sadece içen kişilere zarar vermemektedir. Eşi sigara içen kadınlarda kanser riskinin arttığı ve tüm akciğer kanserlerinin %20-30′unun çevresel sigara dumanından kaynaklandığı iddia edilmektedir. Aşırı sigara dumanı ile temasta olan kişilerin kalp damar hastalığına yakalanma riski %30-50 oranında artabilmektedir. ABD ‘de, istemsiz sigara içme sonucu her yıl 37.000′i kalp hastalığı, 3700′ü akciğer kanseri ve 12.000′i diğer nedenler olmak üzere yaklaşık 53.000 kişinin yaşamını kaybettiği kaydedilmektedir.

Sigaranın elbette bir de ekonomik zarar boyutu var. Günde ortalama bir paket sigara içen birinin yıllık sigara masrafının 700 milyonun üstünde olduğunu da unutmamak gerekir. Söz konusu rakam, asgari ücretin aylık 200 Milyon sınırında olduğu bir ülkede hiç de küçümsenecek gibi değildir.

Unutulmamalıdır, sigara içen her iki kişiden biri sigaraya bağlı bir nedenden ölmektedir. Bu risk göze alınabilir bir risk değildir.

Sigara kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sigara Alışkanlığı ve Bırakma Önerileri

Sigara Alışkanlığı ve Bırakma Önerileri

——————————————————————————–

Hazırlayan :D oç . Dr. Özen Aşut

Sigaranın sağlığa etkileri
Araştırmalar, sigara tiryakilerinin yüzde 75-80′inin sigarayı bırakmayı istediklerini ve tiryakilerin üçte birinin en az üç kez ciddi bırakma çabası gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Buna karşılık, sigara alışkanlığından 60 yaşından önce kurtulma oranı yüzde 50′nin altındadır. Sigara alışkanlığından kurtulamayan tiryakiler artık yarı yarıya sigaraya bağlı nedenlerle ölmektedir.

Sigaranın olumsuz etkileri nedeniyle 25-69 yaş grubunda ölen insanlar yaşamlarının 20-25 yılını bu alışkanlık nedeniyle yitirmektedirler. Başka bir deyişle, bu insanlar 20-25 yıl erken ölmektedirler.

Sigara, başta akciğer kanseri olmak üzere pek çok kansere, kalp-damar hastalıklarına, erken yaşlanmaya ve erken ölüme yol açmaktadır. Bazı gerçekler, büyük bilimsel araştırmalarla ortaya konarak kanıtlanmıştır ve sigara şirketleri bile artık bu verileri yadsıyamamaktadırlar.

Bu durum, güçlü bir bağımlılık yapıcı etken olan sigaranın etkisinden kurtulabilmek için tiryakilerin daha çok çaba göstermelerine gerek olduğunu düşündürmektedir.

Sigarayı bırakmaya yönelik öneriler
Sigarayı bırakmak isteyen tiryakilerin çoğu, bu alışkanlıktan kendi kendilerine kurtulma şansına sahiptir. Bunun için kararlı olmak ve bir hazırlık dönemi yaşamak gereklidir. Gerektiğinde sağlılk ocaklarında çalışan hekim ve sağlık personelinden destek istenmelidir.

Sigarayı bırakmaya yönelik kimi basit önlem ve öneriler şöyle özetlenebilir:
Bırakma tarihini belirleyin.
Bırakmaya hazırlık için, çevrenizdeki insanlara sigarayı bırakacağınızı söyleyin.
Sigara içmemeyi özendiren bir ortam hazırlayın. Örneğin, kül tablalarını ortadan kaldırın. Değişik yerlere “Sigara içilmez” uyarıları asın.
Geçmişteki başarısız denemelerinizi gözden geçirin.
Sigara içmenizin nedenlerini ve niçin bırakmanız gerektiğini düşünerek bunları not edin.
Sigarayı bırakmanın ilk günlerinin güç olacağını bilin ama zor günlerin gelip geçeceğini, sigarasız yaşamın çok daha güzel ve sağlıklı olacağını düşünün.

Sigarayı bırakan kişiye yardımcı olacak ilk gün önerileri
Sigarayı bıraktığınız gün neler yapabilirsiniz?
Su ve meyve suyu içebilirsiniz.
Yürüyüşe çıkabilirsiniz.
Bırakma nedenlerinizi yeniden yeniden okuyabilirsiniz.
Alışverişe çıkabilirsiniz.
Sigara içmeyen bir dostu ziyaret edebilirsiniz.
Banyo ya da duş yapabilirsiniz.
Sigaranın zararlarını anlatan yayınları okuyabilirsiniz.
Kendinizi ödüllendirebilirsiniz.

Sigarayı bıraktığınız gün ne gibi güçlüklerle karşılaşabilirsiniz, bunlarla nasıl başa çıkabilirsiniz?
Sigara bırakmadan sonraki 14 gün kritik günlerdir. Bu nedenle, ilk 14 günün her biri ilk gün gibi değerlendirilmelidir. Sigarayı bırakan kişi ilk gün ve izleyen 13 gün şu belirtilere hazır olmalıdır:

Yoksunluk belirtileri
İyileşme işaretleri
Dayanılmaz sigara içme isteği
Sigara içme dürtüsü

1 ) Yoksunluk belirtileri arasında; gerginlik, acıkma, baş dönmesi, dikkati yoğunlaştırma güçlüğü, fazla uyuma, uykusuzluk, sigara içme isteği, iştah artması ve Kilo alma, huzursuzluk gibi belirtiler bulunmaktadır. Bunlara karşı neler önerilebilir?
Derin soluklar alın.
Zorlandığınız durumlardan uzaklaşın.
Sıcak bitkisel çay için.
Su için.
Şekersiz çiklet çiğneyin.
Çiğ sebze ve meyve yiyin.
Yürüyüş ya da egzersiz yapın.
Sigarayı niçin bıraktığınızı düşünün.

2) İyileşme belirtileri, sigarayı bırakır bırakmaz başlar. Eğer günde 20 sigara içiyorsanız, sigarayı bırakınca:
8 saat sonra vücudunuzda oksijen artışı olur.
2 gün sonra tüm nikotin ürünleri vücudunuzdan atılmıştır. Tat ve koku alma duyularınızda düzelme başlamıştır. Akciğerleriniz düzelmektedir. (Birkaç hafta öksürük sürebilir, çünkü akciğerleriniz temizlenmektedir.)
Bir yıl sonra kalp krizinden ani ölüm riskiniz, sigara içen bir kişiye göre yarı yarıya azalmıştır.

3) Dayanılmaz sigara içme isteği, bırakmanın ilk günlerinde sizi zorlayacak en önemli tehlikelerden biridir.
Bu istek geldiğinde, 5 dakika bekleyin. İstek geçecektir.
Derin souık alın. Oturun, gevşeyin. Burnunuzdan derin soluk alın. Sonra soluğunuzu geri verin. 5 kez yineleyin. Tıpkı sigara içer gibi. *Yavaş yavaş su yudumlayın.
Başka bir şey yapın. Sigara içme yerine yapabileceğiniz işlerin listesini yapın.

4) Sigara içme dürtüsü bazen sigara yakma ile sonuçlanabilir. Bunu normal olarak kabul edin. Bir dahaki durumda bunu başarıyla aşmanın yollarını düşünün.

Tehlikeli durumlar
Sigarayı bırakmanın sürdürülmesinde en önemli tehlike, sigara içme dürtüsü yaaratan durum ve koşullardır. Sigarasızlığa alışmaya çalışan kişiye verilecek en iyi öğüt, bu durum ve koşulları kendisinin saptaması ve bunlardan uzak durmaya çalışmasıdır. En sık bildirilen dürtü yaratıcı durumlar şöyle özetlenebilir:

Gerginlik ve sinirlilik
Öfke
Yemek sonrası
Sıkıntı ve üzüntü
Çay, kahve içme
Başka tiryakilerle birlikte olma
Alkol alma
Stresli olma
Mutsuzluk
Araba kullanma
Sigara ikramı
Özel kutlamalar ve tatil

Sigarayı stresten uzaklaşmak için içiyorsanız, sigaranın içindeki nikotinin stres yaratıcı bir etken olduğunu unutmayın.
Sigarayı bırakmanın özellikle ilk iki haftasında ve daha sonra da gerektiğinde, her zaman hekim ya da öbür sağlık personelinden destek istenebilir.
Her şeye karşın yeniden sigaraya başlayanlar, yeniden bırakabiliriler. Hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmamak gerekir.

Destekleyici önlemler
Sağlık hizmeti sunumu sürecinde, sigara bırakma girişimlerinin başarılı olabilmesi için hekim ve öbür sağlık personeli öncelikle örnek davranış içinde olmalıdır. Başka bir deyişle hasta yanında sigara içilmemelidir. Sağlık hizmetinin verildiği tüm ortamlar kesinlikle sigarasız olmalı, bu tutum ortama giren herkesin görebileceği uyarı yazılarıyla duyurulmalıdır.

Sağlık kuruluşundaki hastalara dağıtılan okuma gereçleri arasında, sigaranın sağlık sonuçlarını ve bırakmanın yararlarını anlatan yayınlar bulunmalıdır. Olanak varsa, görsel eğitim araçlarından (video filmleri, vb.) yararlanılmalıdır.

Sigara kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sigara Bırakmada Nikotin Yerine Koyma Tedavisi ve Antidepresan Kullanımı

Sigara Bırakmada Nikotin Yerine Koyma Tedavisi ve Antidepresan Kullanımı

——————————————————————————–

Hazırlayan : Doç.Tuncay Çağlar
Trakya Üniv. Tıp Fakültesi Gögüs Hastalıkları Anabilim Dalı
Sigara bırakmada yararlı ajanların ülkemizde geç piyasaya çıkması ya da bir bölümünün bulunamaması önemli bir eksiklik. Bu konuda yararlanılabilecek piyasada bulunan nikotin deri bandına ek olarak, antidepresan bir ilaç olan Bupropion yakında ülkemize gelebilir.

İlaçla tedavi nikotin bağımlılığın ortadan kaldırılmasının önemli öğelerinden biridir. Sigara bırakmada doğru yöntemin seçimi ve izlenmesinde şu sorular yanıtlanmalıdır.

Aşağıdaki özellikler bireylerin bağımlı tiryakiler olduklarını ve tedavilerinin zor olduğunu gösterir.

Günde 20′den çok sigara içenler,
Uyandıktan sonra yarım saat içinde sigara içenler,
Daha önceki sigara bırakma girişimlerinde şiddetli yoksunluk belirtisi gösteren ve erken dönemde yeniden sigaraya başlayanlar,
Şimdi ya da geçmişte majör depresyon ve şizofreni gibi psikiyatrik bozukluğu olanlar,
Şimdi ya da daha önce tedavi olmuş alkol ve diğer ilaç bağımlıları.
Nikotin bağımlılığı için ilaç yazan hekimler, güvenli ve etkili sonuç olasılığını artırmak için aşağıdaki işlemleri göz önüne almalıdır.
Uygun seçim için bilgilendirici broşürler sağlanmalıdır.Tedavi dozu ve süresi kişiye göre ayarlanmalıdır. Hekimler hastalarının bağımlılık düzeyini, yoksunluk belirtilerine hasta uyumunu bilmeli buna göre ilacın kullanım süresini, tipini, sıklığını ve dozajını belirlemelidir.Genellikle ilaçların 2 haftalık yazılması doz değişikliği ve fazla ilaç kullanımının engellenmesi için esneklik sağlamaktadır.
Genel olarak tedavi kişi gereksinim hissettiği sürece sürdürülmelidir. Ancak tedavi 6 aydan uzun sürerse, kişinin tek ilaçla sigara bırakma girişimi daha önce başarısız olmuş ya da bir ilacı yüksek dozda kullanma isteği varsa kombine tedavi göz önüne alınmalıdır. Önceki çalışmalar kombine tedavinin yararlarını ortaya koymuştur.
Sigara Bırakmada Nikotin Yerine Koyma (Replasman) Tedavisi:

Nikotin Sakızı: Nicotine polacrilex’in nikotin bağımlılık tedavisindeki değeri kanıtlanmış olmasına karşın, diğer nikotin replasman ürünleri ve antidepresan (bupropion) ile birlikte kullanımı daha sıktır.
Nikotin Deri Bandı: Ülkemizde bulunan nikotin deri bandı kolay kullanımı ile nikotinin deri yoluyla alınmasını sağlar. Çalışmalar yoksunluk belirtilerinin tedavisinde doyurucu sonuçlar sağladığını göstermiştir.
Nikotin Burun Spreyi: Nikotin burun spreyi plaseboya göre bırakma hızı iki kat fazla olduğu gibi yoksunluk belirtilerini de ortadan kaldırıcıdır. Ancak doğru kullanımın öğretilmesi gereklidir.
Nikotin İnhaler: En yeni nikotin replasman yöntemi nikotin inhalerdir. Sigaraya dokunma alışkanlığı olanlar için en uygun seçenek olduğu söylenebilir. Diğer nikotin replasman ürünleri ve bupropion ile kombine tedavide yararlı bulunmuştur. Nikotin inhaler, inhalerden çok soluma aygıtıdır. Nikotin replasman tedavisinin güvenliği mükemmel gözükmektedir. Birçok hekim ve tiryaki nikotin içerdiği için nikotin replasman tedavisinden kaçınmakta ya da olabildiğince kısa süre kullanmaktadır. Çalışmalar anlamlı kardiyovasküler yan etkisi olmadığını göstermiştir. Kanser yaptığına ilişkin kanıt yoktur.

Sigara Bırakmada Antidepresan (Bupropion) Kullanımı

Nikotin, tütün bağımlılığının ilaçla tedavisinin başlıca dayanağıdır, ama bupropion gibi antidepresan ilaçlar da etkilidir.
“Niçin antidepresan ilaçlar sigara bırakmada yardımcı oluyor?” sorusunun yanıtını aramamız gerekiyor. Sigara içimi ve depresyon sıklıkla birliktedir. Sigara içenlerde içmeyenlere göre daha fazla majör depresyon öyküsü vardır. Depresyon öyküsü olan tiryakilerde nikotin bağımlılığı yüksek, bırakma ise düşük olasılıktır. Sigarayı bıraktıklarında depresyon önemli bir yoksunluk belirtisi olacaktır. Sigarayı bıraktıktan sonra ortaya çıkan psikotik depresyon olguları bildirilmiştir.

Bupropion’un uzun etkili biçimi sigara bırakmada kullanılan nikotin içermeyen ve FDA (Besin ve İlaç Örgütü) onayı alan ilk ilaçtır. Norepinefrin ve dopamin nikotin bağımlılığı gelişiminde anahtar rol oynar görünmektedir. Nikotin bu nörotransmiterlerin salınımını uyarmaktadır. Norepinefrin’in locus caeruleus’dan salınımı uyanıklık, konsantrasyon ve bellek gibi yüksek kortikal işlevleri etkinleştirmektedir. Nikotin kesildiğinde oluşan norepinefrin uyarı kaybı yoksunluk belirtilerine neden olmaktadır.

Bupropionun diğer potansiyel yararı da sigara bırakma ile ortaya çıkan kilo alma konusundaki etkisidir. Bir çalışmada 7 hafta sonunda plasebo grubunda 2.9 kg alınırken, bupropion grubunda 1.5 kg alınmıştı. Aradaki fark küçük olmasına karşın, kilo alma korkusu nedeniyle sigarayı bırakma konusunda kararsız olanlarda önemli olabilir.

Bupropion tedavisinin ilk haftasında sigara içme sürdürülebilir. Bupropionun etkili düzeye ulaştığı 2. hafta sigara içme bırakılır. Hasta bupropion tedavisini 3-4 ay sürdürebilir. Bupropionla, özellikle tek başına nikotin replasman tedavisi ile sigara bırakma girişiminde daha önce başarısız olmuş ve yoksunluk belirtileri ortadan kalkmamış kişilere, nikotin replasman tedavisi verilebilir.
Bupropion tedavisinde en sık rastlanan yan etki uykusuzluk ve ağız kuruluğudur. Epileptik nöbet 1000′de 1 oranında bildirilmektedir.

Bupropion nikotine benzer biçimde bazı sempotomimetik etkileri vardır. Koroner kalp hastalığı ve hamile olanlarda güvenliği konusunda yeterli veri yoktur. Bupropionun yüksek dozda, zaman zaman da terapötik dozda, önemli anksiyete, hipertansiyon ve epileptik nöbetlere neden olabilir. Bupropion’da bağımlılık riski yoktur ya da çok azdır.

Sigara kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Pasif İçicilik

Pasif İçicilik

——————————————————————————–

Hazırlayan : Arş. Gör. Dr. Ersin Uskun
Süleyman Demirel Üniv. Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı

Sigara içimi yalnız içene değil, aynı ortamda bulunanlara da zarar vermesi ve bu durumdan en çok çocukların etkilenmesi bakımından önemli bir halk sağlığı sorunudur.
Kendisi sigara içmediği halde işyerinde, insanların toplu olarak bulundukları kapalı yerlerde ve evde sigara içen kişilerin dumanına maruz kalarak bu dumanda bulunan tüm zararlı maddelerin solunması “pasif içicilik” olarak tanımlanabilir. Günümüzde kapalı yerlerde sigara içimini yasaklayan yasa ile birlikte sigara içmeyen pek çok insan pasif içicilikten bir miktar kurtulmuştur. Peki ya evde, misafirlikte sigara dumanına maruz kalan ya da ebeveynleri sigara içtiği için pasif içici konumuna düşen çocuklar!…
Sigara içmeyen geniş bir popülasyonda yapılmış bir çalışmada kişilerin %63.3′ünün bazı günler sigara dumanına maruz kaldığı, %34.5′inin haftada en az 10 saat ve %15.9′unun haftada en az 40 saat dumana maruz kaldığı saptanmıştır.

ABD’de yaşayan çocukların %70′inin evinde en az bir sigara içen erişkin bulunmaktadır.

Sigara dumanında nitrojen oksit, nikotin, karbonmonoksit ve çeşitli karsinojenler ve kokarsinojenler, ayrıca amonyak, uçucu nitrozaminler, bazı nikotin yıkım ürünleri ve aromatik aminler bulunmaktadır.

Pasif içicilik, filtreli ya da filtresiz, düşük katranlı ya da nikotinli sigara dumanına maruz kalma, dumanın oranı, kapalı yerin boyutu, solunan miktar, maruz kalma süresi gibi değişik faktörlerden etkilenmektedir. Günümüzde en çok karbonmonoksit, tiyosiyanat, nikotin ve kotinin gibi emilim belirteçleri üzerinde çalışılmaktadır. Kotinin, nikotine göre 20 saat gibi daha uzun yarılanma süresine sahiptir (nikotinin yarılanma ömrü 2 saattir) ve noninvaziv yöntemlerle tükrük ya da idrarda ölçülebilir. Epidemiyolojik çalışmalarda bu ölçüm kullanılmakla birlikte değişen maruziyet durumlarında duyarlılığı yetersizdir. Ancak solunan dumanın dozu ile idrar kotinin düzeyleri arasında güçlü bir korelasyon olduğu görülmüştür. İdrar kotinin düzeyleri, ev içinde sigara içme öyküsü bulunan çocuk ve gençlerde de anlamlı korelasyon gösterdiği belirlenmiştir.

1980′lerin başlarında yapılmış epidemiyolojik çalışmalarda kocası sigara içen ancak kendisi içmeyen kadınlarda akciğer kanseri gelişme riskinin eşi ve kendisi sigara içmeyen kadınlardan 1.2- 2 kez yüksek olduğu saptanmıştır.

Louisiana’da yapılmış bir çalışmada eşleri sigara içen bireylerde akciğer kanseri gelişebilme riskleri hesaplanmıştır. Buna göre eşleri yılda 40 paket ve üzerinde sigara içen bayanlarda OR=3.52 (p

Sigara kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

MADDE 20

MADDE 20
(17.10.1996 tarih ve 4199 sayılı yasa)
——————————————————————————–

13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesine üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere bir fıkra eklenmiş ve dördüncü fıkrası beşinci fıkra olarak aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
20. MADDE NEDİR
SİGARANIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR

SİGARA KONUSUNDA BİLİNMESİ GEREKEN BAZI GERÇEKLER

SİGARAYI BIRAKINCA NELER DEĞİŞİYOR ?

DÜNYA DİLLERİNDE SİGARA İÇİLMEZ

7 GÜNDE SİGARAYI BIRAKMA YÖNTEMİ

Sürücü ve yolcular; toplu taşım araçlarında sigara içemez. Bu araçlarda sigara içilmesi ve içirilmesi halinde, bu kanunun Ek-3′üncü maddesi a/1 numaralı alt bendi hükümleri uygulanır.
Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tesbit edilen sürücülerin, birinci defada (3) ay, ikinci defada da (1) yıl süreyle sürücü belgeleri ellerinden alınır. Üçüncü defa tekerrürü halinde, bu sürücüler, (1) ay hapsolunurlar; psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonrası (5) yıl geçtikten sonra uygun olanlara sürücü belgesi iade edilir. Uygun olmayanlara ise sürücü belgesi verilmez. Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinin yapılmasına dair esas ve usuller yönetmelikte gösterilir. Alkollü olarak ölümlü ya da yaralamalı trafik kazasına neden olunması halinde ağır kusurun varlığı kabul edilir.

Sigara kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sigaranın Neden Olduğu Hastalıklar

Sigaranın Neden Olduğu Hastalıklar
Bağımlılık – Nikotin maddesinin bağımlılık yapıcı özelliği eroine çok benzer.
Sırt ve Bel Ağrısı -Sigara içmek, belle ilgili hastalıkların tedavisini engelleyen faktörlerden biridir. Bunun yanında normal insanlarda da zaman zaman şiddetli sırt ve bel ağrılarına yol açabilir. Bunun nedeni, sigara içen kişilerde vücudun, omurilikteki disklere çok zayıf miktarda oksijen göndermesidir.
İlaca Karşı Bağışıklık- Sigara içenler belli bir ilacın etkili olması için çok daha büyük dozlarda o ilacı kullanmak zorunda kalır.
Kısırlık – Çiftlerden sadece birinin sigara içmesi çocuk olmaması riskini 3 kat artrır.
Menopoz – Sigara içen kadınlarda beklenenden 5-10 yıl daha erken menopoz görülür. Bu da kemiklerin erkenden incelmesine ve de erimesine neden olur.
Erken Yaşlanma- Düzenli bir şekilde sigara içilmesi, deri yapısını bozar, kırışıklıklara yol açar. Bunun yanında dişler sararır ve de kararır, tırnaklar sağlıksızlaşır.

20. MADDE NEDİR
SİGARANIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR

SİGARA KONUSUNDA BİLİNMESİ GEREKEN BAZI GERÇEKLER

SİGARAYI BIRAKINCA NELER DEĞİŞİYOR ?

DÜNYA DİLLERİNDE SİGARA İÇİLMEZ

7 GÜNDE SİGARAYI BIRAKMA YÖNTEMİ

İyileşme Zorluğu – Sigara içenlerin yaraları çok daha zor kapanır. Bunun yanında ameliyat sonrası yaralarının iyileşmeme olasılıkları vardır.
Diş Kaybı – Sigara içmek diş kayıplarında önemli bir faktördür.
——————————————————————————–

Prostat Kanseri – Sigara içmek prostat kanserinin %40′ından sorumludur.
Göğüs Kanseri – Sigara içen kadınlar içmeyenlere göre %75 daha fazla göğüs kanserine yakalanma riski taşır.
Rahim Kanseri – Sigara içen kadınlar içmeyenlere göre 4 kat daha fazla rahim kanserine yakalanma riski taşır.
Boğaz Kanseri – Boğaz kanseri vakalarının %80′ine sigara yol açar.
Mide Kanseri – Sigara içenlerin mide veya bağırsak kanserine yakalanma riski içmeyenlere göre 2 kat daha fazladır.
Karaciğer Kanseri – Karaciğer kanseri vakalarının % 80′i sigara yüzünden olur.
Gırtlak Kanseri- Günde 25 tane sigara içiyorsanız 30 kat daha fazla gırtlak kanserine yakalanma riski taşırsınız. Bu da ilk başlarda konuşma zorluğu ilerleyen safhalarda tamamen konuşamamaya sebebiyet verir.
Amfizrem – Bu hastalığın yol açtığı ölümlerin %85′i sigara yüzünden olur. (Akciğerlerdeki alveoller zamanla esnekliğini kaybeder. İlerleyen safhalarda, yoğun bir biçimde solunum zorluğu olur ve hasta solunum makinasına bağlanmak zorunda kalır.)
Ağız Kanseri – Ağız kanseri vakalarının tamamına sigara yol açar.
Yemek Borusu Kanseri – Bu kanserden ölenlerin hemen hemen hepsi sigara içtikleri için ölmüşlerdir.
——————————————————————————–

Çocukluk Solunum Problemleri – Annesi ya da babası sigara içen çocuklar 6 kat daha fazla solunum yolu hastalıklarıyla karşılaşma riski taşır. (Soğuk algınlığı, kulak iltihapları, bronşit, bademcik problemleri, astım ve de zatüre ki bazen ölüme bile yol açar)
Kulak Enfeksiyonları-Sigara içenlerin çocuklarının orta kulak enfeksiyonuna yakalanma riskleri vardır.
Erken Doğum ve Bebeğin Hafif Doğması- Günde sadece 5 tane sigara içen hamile bir kadının erken doğum yapması ya da oldukça küçük ve de sağlıksız bir bebek doğurma riski inanılmaz boyutlardadır.
——————————————————————————–

Şeker Hastalığı – Sigara içmek, vücudun insülün salgılama yeteneğini zamanla yok eder. Bu da şeker hastalığına yol açar.
Kalp Hastalıkları – Sigara içenlerin kalp krizine yakalanma riski içmeyenlere göre 4 kat daha fazladır.
Gangren – Akciğerler verimsizleştiği için, vücuda çok az oksijen yayılır. İnsan vücudu, bu çok az miktardaki oksijeni iç organlara dağıtmak zorunda kalır. Bundan dolayı, kalbe en uzak kısımlar olan parmak uçlarından itibaren hücreler süratle zincirleme olarak ölür. Çoğu zaman kollar ya da bacaklar kesilebilir.

Sigara kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sigara Konusunda Bilinmesi Gereken Bazı Gerçekler

Sigara Konusunda Bilinmesi Gereken Bazı Gerçekler

——————————————————————————–

Dünya Sağlık Örgütü istatistiklerine göre dünya ülkelerinin birçoğunda en çok rastlanan ve en çok ölüme yol açan nedenler arasında ilk sırayı akciğer kanseri alıyor. Son 40 yılda yüzde 250 oranında artış gösteren akciğer kanserine sadece ABD’de her yıl 160 bin kişi yakalanıyor. Türkiye’de ise her yıl 30-40 bin kişide akciğer kanseri görülüyor.
20. MADDE NEDİR
SİGARANIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR

SİGARA KONUSUNDA BİLİNMESİ GEREKEN BAZI GERÇEKLER

SİGARAYI BIRAKINCA NELER DEĞİŞİYOR ?

DÜNYA DİLLERİNDE SİGARA İÇİLMEZ

7 GÜNDE SİGARAYI BIRAKMA YÖNTEMİ

Bir başka araştırmaya göre akciğer kanserinin yüzde 85′i, kronik bronşit’in yüzde 75′i, kalp hastalıklarının yüzde 25′i sigaradan kaynaklanıyor. Uzmanlar, 100 bin kişilik nüfusta hiç sigara içmeyenlerin kansere yakalanma oranının yüzde 3-4, günde bir paket içenlerde yüzde 61, 1-2 paket içenlerde 143, günde 2 paket ya da daha fazla içenlerde 217 olduğuna dikkat çekiyor.

Marmara Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (MARÇEV) ile Sigara ve Diğer Alışkanlık Yapıcı Kimyasallar Etkileşim Birimi ve Dünya Sağlık Örgütü kaynaklarından alınan bilgilere göre tütün ve sağlık konusunda bilinmesi gereken gerçekler şöyle sıralanıyor.

-Tütünde sağlığa zararlı hangi maddeler bulunuyor?

En iyi bilinen ve en tehlikelileri karbonmonoksit, nikotin ve katrandır.

-Bu maddeler nasıl öldürücü etki yapar?

Karbonmonoksit: Arabaların egzoz gazının aynısıdır. Kanın oksijen taşıma yeteneğini azaltır.
Nikotin: Kokain ve morfin kadar bağımlılık yapar. Kan basıncını (tansiyon) ve kalp hızını artırır. Karbonmonoksit ile birlikte koroner arter hastalığı ve beyin damar hastalığına yol açar.

Katran: Kanserojen (kanser yapıcı) olup akciğer kanseri, amfizem ve kronik bronşit yapar.

-Düşük katran ve nikotin içeren sigaralar az mı zararlıdır?
Hayır. Kanda azalan miktarları telafi etmek için alışkanlığı olanlar daha fazla içer ve daha çok içine çeker.
-Filtreli sigaralar zararsız mıdır?
Hayır. Filtre karbonmonoksit ve diğer zehirli gazları temizlemez. Filtreli sigara içicisi yine de kalp hastalıkları ve inmeye (felç) yakalanabilir.
-Sigara neden kadınlara daha zararlıdır?
Menapoz 1-3 yıl daha erken olur. Doğum kontrol hapı kullanan kadınlar arasında sigara içenlerin, içmeyenlere göre kalp krizi geçirme şansı 10 kat fazladır.
-Dünyada sigara tüketimi ne kadardır?
Gelişmiş ülkelerde 15 yaşın üzerinde sigara içenlerin günde ortalama 7-10 sigara içtiği saptanmıştır.
(Cumhuriyet Gazetesi, 31 Mayıs 1996, en arka sayfa… )

Sigara kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sigarayı bırakanların vücudunda şu değişiklikler oluyor:

Sigarayı bırakanların vücudunda şu değişiklikler oluyor:

——————————————————————————–

20 dakika: Kan basıncı ve kalp hızı normale döner. Eller ve ayaklar, dolaşım normale döndüğü için ısınmaya başlar.
8 saat: Kanda oksijen düzeyi normale döner. Kalp krizi riski düşmeye başlar.
24 saat: Karbonmonoksit (egzoz gazı) vücuttan atılır. Akciğerlerdeki balgam ve diğer birikimler temizlenmeye başlar.
48 saat: Nikotin vücutta artık saptanamaz. Tat ve koku alma duyusu artmıştır.
72 saat: Solunum yolları gevşediği için nefes almak kolaylaşır. Vücut enerjisi artar.
2-12 hafta: Dolaşim bütün vücutta düzelir. Yürümek kolaylaşır.
3-9 ay: Öksürük, nefes darlığı düzelir. Akciğer işlevi yüzde 5-10 oranında artar.
5 yıl: Kalp krizi riski sigara içenlerin riskinin yarısına iner.
10 yıl: Akciğer kanseri riski sigara içenlerin riskinin yarısına iner. Kalp krizi riski hiç sigara içmemis biri ile eşit olur.

20. MADDE NEDİR
SİGARANIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR

SİGARA KONUSUNDA BİLİNMESİ GEREKEN BAZI GERÇEKLER

SİGARAYI BIRAKINCA NELER DEĞİŞİYOR ?

DÜNYA DİLLERİNDE SİGARA İÇİLMEZ

7 GÜNDE SİGARAYI BIRAKMA YÖNTEMİ

Sigarayı bırakabilmek için üç basamağı geçmelisiniz.
1- Karar verme
2- Hazırlanma
3- Devam etme Karar Verme
Neden bırakmak istediğinizi düşünün. Herkesin kendine göre sebepleri vardır; ve bırakabilmek için gerçekten istemeniz gerektiğini unutmayın. Eğer daha önce birkaç kez bırakmayı denediyseniz-ki çoğu insan denemiştir- bilirsiniz ki insan yeniden başlamak için binlerce anlamsız, gerçekte hiç de mantıklı olmayan bahaneyi çok akla yatkın hale getirir ve tekrar başlar. Bunu engellemek için motivasyonunuzun çok iyi olması gerekir. Kendinizi böyle bir başarısızlıktan (buna tecrübe de diyebiliriz) alıkoymak için bırakma nedenlerinizi kendi sözcüklerinizle kağıda dökün. Dayanamayacağınızı düşünüp tekrar başlamayı çok istediğinizde önce bunları okuyacağınıza kendi kendinizi ikna edin.
Eğer daha önce bırakmayı denediyseniz neden tekrar başladığınızı da yazabilirsiniz. Tekrar başladığına pişman olmayan insan tanımıyorum. Ama şunu da akılda tutmakta yarar var: İlk iki haftadan sonra dayanmak çok daha kolaylaşıyor ve yeniden başlama olasılığı büyük ölçüde azalıyor.

Hazırlanma Bunun için aşağıdaki faktörleri göz önünde bulundurmak gerekli
Ne kadar zamandır içiyorsunuz?
Günde kaç tane içiyorsunuz?
Sizi sigara içmeye iten sebepler nedir?
Düzenli bir plana göre mi içiyorsunuz yoksa değişken mi?
Sabahları çok yoğun sigara içme isteği duyuyor musunuz?
Daha önce bırakmaya çalıştınız mı?
Bırakırken problemler yaşadınız mı?
Sigarayı bırakmak neden zordur?
Mark Twain “Sigarayı bırakmak kolay, ben bunu bin kere yaptım” demiş. Belki siz de bırakmaya çalıştınız.

İsterseniz neden bu kadar zorlandığınıza bir göz atalım.

Sigara iki tip bağımlılık yapar.

Fiziksel bağımlılık
Psikolojik bağımlılık
Fiziksel bağımlılığın sebebi nikotindir.
Sigara, içildikten sonra mutluluk veren duygular uyandırdığından hemen hemen tüm sigara içenler gitgide içtikleri miktarı artırma eğilimindedirler. Sinir sistemi nikotine adapte oldukça içilen miktar yine artar, böylece kandaki nikotin miktarı da artar. Daha sonra belli bir düzeye erişince tiryaki bu düzeydeki nikotin miktarını sağlamak için sigara içmeye devam eder.

Sigarayı bırakmaya çalıştığınızda vücudunuz hem fiziksel olarak nikotinin eksikliğine reaksiyon gösterir, hem de bir yandan psikolojik olarak alışkanlıklardan kurtulmakla yüz yüze kalırsınız. İkisini birden göğüslemek oldukça zor bir iştir.

Nikotin eksikliği sebebiyle aşağıdaki semptomlar görülebilir.

Depresyon
Sinir bozukluğu, kızgınlık
Hassasiyet
Uyuma güçlüğü
Konsantrasyon bozukluğu
Baş ağrısı
Yorgunluk
İştah artışı
Bu semptomlar kişiyi yeniden sigaraya başlamaya sevk eder. Çünkü nikotin seviyesi eski düzeye çıkınca semptomlar kaybolur.
Semptomlar son sigaranızdan sonra 48 ila 72 saat içerisinde doruğa çıkacaktır. Daha sonra azalarak birkaç gün içinde bitecektir.

Psikolojik bağımlılığı aşmak belki de işin daha zor kısmı. Çünkü önce sigarayı içmeyi öğreniyorsunuz. (Yemekten sonra, çok yorulduğunuzda, stresli olduğunuzda, çok keyifli olduğunuzda, arabaya bindiğinizde, sabah uyandığınızda vb.) Siz tüm bu durumlarla kafanızda bağlantılar kurdunuz önce. Artık bu gibi durumlarda otomatik olarak sigara yakacak kadar alışkınsınız sigaraya. Bırakırken bu bağlantıları kırmanız gerekecek.

Sigara Karşı Zafer Kazanmak
Sigara içen insanların hemen hemen hepsi bu dertten kurtulmak ister. Yukarıda yazılmış olan her şeyi herkes az çok bilir. Sigara içen insanların tamamı sigaranın sağlıkları için ne büyük bir tehlike oluşturduğunu, çocuklarına ya da sevdiklerine ne kadar kötü bir örnek olduğunu, sigara içmeyenleri ne kadar rahatsız ettiğini ve de ne kadar çok para kaybına neden olduğunu bilir. Sigaradan kurtulmak gerçekten kolay bir iş değildir. Ama sonuçta milyonlarca insan da sigarayı tamamen bırakmayı başarmıştır. Birazcık iradesi olan bir insan, bu milyonların arasına çok rahat girebilir.
Peki sigarayı bırakmak sadece irade işi midir? Bir insanın herhangi bir hareketi yapması için, ya kendine göre mantıklı sebebler bulması lazım, ya da bu hareketi silah zoruyla yapması lazım. Kimse sizin başınıza silah dayayıp, sigarayı bıraktırmak istemediğine göre, kendinize mantıklı sebebler bulmanız lazım. Şurası bir gerçektir ki, akciğer kanseri olmak üzere olan biri ya da gangren olmak üzere olan birinin sigarayı bırakmak için çok mantıklı sebebleri vardır. Sizin de mantıklı sebebleriniz olması için illaki iş buraya kadar mı gelmeli? Lütfen aşağıdaki tavsiyelere bir göz atın.

Sigarayı hangi nedenlerden dolayı bırakmak istediğinizi bir kağıda yazın. Bu işin ne kadar zor bir iş olduğunu tamamen kafanızdan çıkarın. Zor kelimesi ile imkansız kelimesi çok farklı şeylerdir. Kafanızda herhangi bir tarih belirleyin ve bunu da kağıda yazın. Bu tarihe kadar asla elinizdeki sigara paketi tamamen bitmeden yeni bir paket almayın. Yanınızda çakmak taşımayı bırakın. Çakmağa ihtiyacınız olduğunda bunu başkalarından isteyin. Her sigara yakarken kendinizi mümkünse bir aynada izleyin. Kül tablanızı boşaltmayın.

Sigarayı bırakma tarihinden bir gün önce içebildiğiniz kadar çok sigara için. Ailenize, arkadaşlarınıza ve sevdiğiniz herkese sigarayı bırakacağınızı ilan edin.

Sigarayı bırakmayı ilan ettiğiniz günde elinizde kalmış olan bütün sigara paketlerini, kibritleri ve de çakmakları çöpe atın, kül tablalarını boşaltın. Sürekli olarak sigara içmemekle kazanacağınız şeyleri düşünün. Devamlı bir şeylerle meşgul olun. Sinemaya gidin, tiyatroya gidin, uzun yürüyüşler yapın, lokantanın sigara içilmeyen bölümünde yemek yiyin. Dişçiye gidip dişlerinizi temizletin.

Sigarayı bırakmayı hedeflediğiniz ilk günde ve sonraki günlerde, mümkün olduğunca sigara içmenin yasak olduğu yerlerde bulunun. Günde yaklaşık 4 litre su için. Her sigara içme isteği geldiğinde bir bardak su veya başka bir içecek için. Kahve ve de alkolden de kaçının. Elinizde sizi oyalayacak kalem veya başka bir şeyler tutun. Şekersiz sakız çiğnemeye çalışın. Dişlerinizi yemek yedikten hemen sonra uzun süre fırçalayın. Bir anda gelip giden, sizi sigara içmeye aşırı derecede teşvik eden durumlarla mücadele edin. Sigara içmemekle ulaşacağınız yeni dünyayı düşünün. Bir kaç gün sigara içmeyen arkadaşlarınızla birlikte bulunun. Başkalarının sigara içmesi ve sizin de buna seyirci kalmanız, sizi de teşvik edecektir. Bunu bilerekten sigara içen arkadaşlarınızın yanına gidin. Düzenli olarak egzersiz yapın. Sigara içenlerin yapmakta zorlandığı aktiviteleri yapmaya çalışın. Bu işi başardığınızda bu aktiviteleri tamamen yapabileceğinizi unutmayın. Bol bol dinlenin. Dış görünüşünüze çok önem verin. Bol bol aynada kendinize bakın. Hiç kimsenin evinizde sigara içmesine müsaade etmeyin.

Şayet sigara içme krizi gelirse, hemen bir şeyler için veya yiyin. Sakız çiğneyin veya bir elma yiyin veya biraz çekirdek çıtlatın. On kere çok derin nefes alın. Aldığınız onuncu nefesi bir süre tutun. Bu esnada bir kibrit yakın. Yavaşça kibriti üfleyerek söndürün. Kriz çabuk geldiği gibi çabuk da kaybolur, yeter ki kendinizi gevşetmeyi bilin. Kendinizi serbest bırakın ve çok hoşunuza giden şeyler düşünün. Sadece o huzur dolu görüntüye konsantre olun. Hiç bir zaman bir taneden bir şey çıkmaz diye düşünmeyin. Hiç bir zaman bir tanenin kimseye zararı olmaz diye düşünmeyin -geri dönüşü olmayan bir hata bütün çabalarınıza son verebilir. Sigarayı bırakma sebeblerinizi yazmış olduğunuz kağıda, bu sefer de sigarayı bırakmakla ne kadar memnun olduğunuzu yazın.

Sigara kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

DÜNYA DİLLERİNDE SİGARA İÇİLMEZ

DÜNYA DİLLERİNDE SİGARA İÇİLMEZ
Catalan No fumeu
Chinese (transliterated) Qing wu xi yan (=please don’t smoke)
Croatian Zabranjeno pusenje
Danish Rygning er ikke tilladt
Dutch Verboden te roken
French D&eacutefense de fumer
German Rauchen verboten
Hebrew (transliterated) Ein le-ashen
Hungarian Tilos a dohany&aacutes
Italian Vietato fumare
Japanese (transliterated) Kinen
Korean (transliterated) Geum yun
Lithuanian Nerukoma
Modern Greek (transliterated) Apagoreuetai to kapnisma
Norwegian R&oslashyking forbudt
Polish Rauchen verboten
Portuguese N&atildeo fumar
Russian (transliterated) Ne kurit’!
Serbian (transliterated) Zabranjeno pusenje
Spanish No fumar
Swedish R&oumlkning f&oumlrbudjen
Tagalog Bawal magsigarilyo
Turkish Sigara içilmez
Vietnamese Cam hut thuoc
Yiddish (transliterated) Nit raykhern

Sigara kategorisine gönderildi | Yorum bırakın