İnsanlar yılana karşı daima dehşet ölçüsüne varan bir korku duymuşlardır. Yılanların görünüşü, sinsi, sessiz, beklenmedik bir hızla saldırgan hareketleri, yılan sokmasından nice kimsenin ölmesi, insanların bu korkusunda en büyük kaynaktır.
Kayıtlarla bilindiği kadarıyla 2000 den fazla yılan türü vardır. Bunlar toprağın üzerinde, toprağın içinde,suda ve ağaçlarda yaşarlar. Bazı adalar ve kutup bölgeleri hariç ,dünyanın hemen her bölgesinde yılan bulunmaktadır.
Zehirli yılanlar,köklerinde zehir torbacıkları bulunan,en tepede açıklıkları olan özel yapıda dişlere sahiptir. Bu dişler üst çenededir ve kafa yapısındaki zehir kesecikleriyle bağlantılıdır. Zehirli dişleri alınan bir yılan geçici bir süre için zararsızdır. Fakat zehirli dişler yeniden oluşur. Okumaya devam et →
Canlılar 030 kategorisine gönderildi
|
Hangi, Yılanlar, Zehirlidir? ile etiketlendi
|
Büyük balıklar ve orta büyüklükteki balıklar,kendi soylarından daha küçükleri yemekle geçinirler. Bu,konuşma diline geçmiş bir deyimdir: (Büyük balık,küçük balığı yer ) derler.
Bizim üzerinde duracağımız konu,küçük balıkların ne yiyerek geçindiğidir. Bunlar,küçük, çok küçük, mikroskobik deniz canlılarını, yahut da bitkicikleri yerler.
Canlılar 020 kategorisine gönderildi
|
Arının bal yapmasındaki sebep,ondan besin maddesi olarak yararlanmaktır. Yani bal yapma işlemi,arı kolonisi (topluluğu) için besin maddesi depolamak sayılabilir. Bir çiçeğe konan arı, onun özünü alır. Çiçekten aldığı özü, kovana götürmek için bal torbasında taşıyacaktır. Bal torbacığı, arının karın kısmının ön tarafında bulunur.Sindirim sisteminin genişlemesinden oluşmuş bir torba görünüşündedir. Bu kesimi mideden ayıran bir kapak vardır. Okumaya devam et →
Canlılar 030 kategorisine gönderildi
|
Buna yakın bir başka soruyu bir balığın sorduğunu düşünün:İnsanlar,su dışında nasıl yaşayabilirler?..
İşin aslında,insanların ihtiyacı olduğu kadar, balıkların da oksijene ihtiyaçları vardır. Biz oksijeni havadan, balıklar ise sudan sağlarlar. Ciğerlerimiz, soluk alma işini düzenleyecek bir yapıdadır. Buna mukabil, balıklarında solungaçları mevcuttur. Nefes aldığımız zaman,bütün havayı ciğerlerimize çekeriz. İnce kan damarcıkları,gerekli oksijeni açığa çıkarır,geriye kalanı da çevirirler. Balıklar ise, solungaçlarıyla suyu alırlar. Aşağı yukarı aynı şekilde oksijeni tutar, geriye kalanı döndürürler. Okumaya devam et →
Canlılar 010 kategorisine gönderildi
|
Bir balık, canlılığını, mümkün kılan,hayatını devam ettirmesini sağlayan işlemlerle diğer herhangi bir hayvandan farksızdır. İnsanlar eskiden beri, balıkların kalbi varmı, işitebilirler mi, koku alırlar mı, tat alma duyguları var mıdır diye sora gelmiştir.
Balığın midesi,bağırsakları,kalbi, sinir sistemi vardır. Acı duyar. Dokunma duyusunda şaşırtıcı bir duyarlılık olduğunu söyleyebiliriz. Tat alma ve hissetme duyularını derisiyle yerine getirir. Ayrıca koku alma organları, iç kulakları bulunmaktadır. Okumaya devam et →
Canlılar 030 kategorisine gönderildi
|
Balina bir balıktır ama, aynı zamanda memeli hayvanlar türündendir. Başka türlü söylemek gerekirse ,yavrularını yumurtayla,yumurtlayarak değil, doğurarak dünyaya getiren sıcak kanlı hayvanlar gurubuna girer. Yavru balina, tıpkı öteki memelilerde olduğu gibi annesinin sütüyle beslenerek büyür.
Bu açıklamadan çıkan sonuç, balinanın da denizde yaşayan diğer bazı memeliler gibi,bir zamanlar karada yaşayan atalarının soyundan geldiğidir. Zamanla kendilerini suda yaşamağa uydurmuş olan balinaların bu hale gelmesi, kuşkusuz binlerce, milyonlarca yıllık bir değişimin sonucudur. Okumaya devam et →
Canlılar 020 kategorisine gönderildi
|
Kangurular sert toprakta bile çok hızla yol alır ve uzun mesafeli seri sıçramalar yapabilirler. Bazı kanguruların, 9 metre mesafeye ve 3 metre yüksekliğe kadar sıçrayabildikleri kesinlikle bilinmektedir. Ayrıca saatte 65 kilometre hızla koşarlar. Kalın kuyrukları çok kuvvetli olduğundan, sıçramaları ve kavgaları esnasında onlara destek görevini yerine getirir.
Canlılar 010 kategorisine gönderildi
|
Bir kurbağanın ne kadar uzağa sıçrayabildiği,onun türüne ve hangi şartlar altında sıçradığına göre değişir.Bazı kurbağaların 2. 5 metre mesafeye kadar sıçradığı öne sürülmektedir. Ancak,normal şartlarda herhangi bir kurbağa yaklaşık olarak 1 metre mesafeden fazla sıçrayamaz.
Canlılar 030 kategorisine gönderildi
|
Kelebeğin asla bir şey yemediğini belki duymuşsunuzdur.Bu söz,sadece bazı kelebekler için geçerlidir. Bir tırtılın nasıl kelebek olduğunun hikayesi, sonradan kelebeğin hiç bir şey yemeyişinin nedenini yeterince açıklayabilir sanıyoruz.
Dişi kelebek hayatı süresinde, 100 ile birkaç bin arasında yumurta yumurtlar. Yumurtalarım yakınında bıraktığı bitki konusunda son derece titizdir. Bu bitki, onun soyunun devamı bakımından yararlı olacaktır. Belirli bir çevrede böyle bir bitkiden sadece bir tek olması bile dişi kelebeğe yeter.Yumurtalarını oraya, o bitkinin yakınına bırakır. Okumaya devam et →
Canlılar 020 kategorisine gönderildi
|
Bu garip masalı ortaya ilk atanın kim olduğunu bilmiyoruz.Belki de bilen birisi mevcut değildir.Fakat hemen hemen, herkes aynı şeyi işitmiştir. Hatta, (devekuşu gibi başını saklamak) deyimi konuşma diline girmiştir. Söylenenlere göre, korkan veya tehlike hisseden bir devekuşu, başını kumlara gömer,böylece gözden gizli kaldığı zehabına kapılırmış. Tabii,bunun tamamen saçma bir şey olduğunu derhal belirtmeliyiz.
Bir devekuşu kendisine ne kadar akılsızlık izafe edilirse edilsin böyle bir şey yapmakla,en küçük bir tehlikeyi dahi geçiştiremeyeceğini bilir herhalde?.. Zaten korkması hiç olmazsa kolayca korkması için sebep de yoktur. Tıpkı bir katır kadar zorlu tekme Okumaya devam et →
Canlılar 010 kategorisine gönderildi
|