Pırıl pırıl Windows XP püf noktaları

Pırıl pırıl Windows XP püf noktaları
Yazar: Deyvi LEVİTAS
Salı, 12 Haziran 2007
Bilgisayarınızda kullandığınız işletim sistemine hakim değilseniz iş üretme hızınızın fazla olmasını, size sunulan performanstan maksimum derecede faydalanmayı bekleyemezsiniz. Yazımızda Windows’un çeşitli bileşenlerinin kullanımları hakkında püf noktaları veriyoruz.

Başlamadan önce
Yazımızda Windows Kayıt Defteri’nde değişiklikler yapmanızı gereken püf noktaları yer almaktadır. Deneyimli olmayan kullanıcılarımızın Kayıt Defteri’ndeki verileri değiştirirken daha dikkatli olmasını öneririz. Yanlış alanlarda yapılan değişiklikler Windows’un sağlıklı olarak çalışmasını engelleyebileceği gibi çalışmamasına da neden olabiliyor. Aynı şekilde komut satırı ifadeleri barındıran püf noktaları doğru olarak uygulanmalı, anlatılan adımlar doğru sıra ile uygulanmalıdır. Bilgisayarınızda çıkabilecek problemlerden PCnet sorumlu değildir.

Silinemeyen dosya ve klasörleri silmek
NTFS dosya sisteminin zaaflarından bir tanesi içerisinde yabancı karakter barındıran dosya ve klasörleri silememesidir. Bu dosya ve klasörlere en güzel örnek olarak Symantec ürünleri tarafından oluşturulan NPROTECT klasörünü gösterebiliriz. Ana dizini altında, RECYCLER klasörünün içerisinde yer alan bu alt klasör maalesef hiçbir şekilde silinemez. Norton Protected Recycle Bin’in kullanımı ile oluşturulan NPROTECT klasöründen kurtulmak istiyorsanız yapabileceğiniz tek şey Microsoft Knowledge Base’de bahsedilen yöntemi kullanmaktır. WIN + R tuş kombinasyonunu kullanarak komut çalıştırma penceresini görüntüleyin, CMD yazıp ENTER tuşuna basın. Yukarıda örneğini verdiğimiz ‘c:\recycler\nprotect\’ klasörünün içeriğini silmek için şu komutu kullanmalısınız:

del \\?\c:\recycler\nprotect\*.*

Klasörü tamamen silmek içinse,

rd \\?\c:\recycler\nprotect\

komutunu çalıştırabilirsiniz.

Bu dosya ve klasörleri kaldırdığınızda normalden daha az görünen disk alanının artık doğru olarak rapor edildiğini görebilirsiniz. Bu püf noktamız sadece yabancı karakter barındıran dosya ve klasörler için geçerlidir. Herhangi bir sebepten dolayı Windows tarafından kullanılan ve silinmesine izin verilmeyen alanları yukarıdaki komutları kullanarak silmeniz mümkün değildir.

Windows’u hızlı biçimde kurtarmak
Herhangi bir sebepten dolayı Windows XP’yi açamıyorsanız, bilgisayarınızı XP CD’sinden başlatıp Sistem Kurtarma (System Recovery) özelliğinden faydalanabilirsiniz. Fakat bunu yaptığınızda indows Kayıt Defteri temizlenerek uygulamalarınızın bir kısmı kullanılmaz hale gelecektir. Oysa ki Sistem Geri Yükleme (System Restore) özelliğini kullanabilseydiniz bilgisayarı belirli bir süre öncesine döndürerek kaldığınız yerden devam edebilirdiniz.

Windows kullanıcılarının birçoğu Sistem Geri Yükleme uygulamasını komut satırından nasıl çalıştıracağını bilmez. Oysa ki Windows’u Güvenli Kip Komut İsteminde açıp basit bir komut vererek Sistem Geri Yükleme yardımcısını çalıştırabilir ve sistemi bir süre öncesine döndürebilirsiniz. İsterseniz bu işlemi nasıl yapabileceğimizi görelim. Bilgisayarınızı başlattıktan sonra Windows logosu ekranda

görünmeden önce F5 düğmesine basın. Güvenli Kip Komut İstemi (Safe Mode With Command Prompt) seçeneğini çalıştırın. Windows oturumunu sistem yöneticisi olarak açmanız gerekecektir. Bunu yaptıktan sonra karşınıza DOS komut penceresi gelir. Boş bir satıra,

%systemroot%\system32\restore\rstrui.exe

komutunu yazıp ENTER’a basarak Sistem Geri Yükleme yardımcısını çalıştırabilirsiniz.

Internet Explorer hep istediğim boyutta açılsın
Internet Explorer web tarayıcısının, pencere boyutunu hatırlama özelliği vardır. Uygulama son tarayıcı penceresini kapattığınızda pencere boyutunu kaydeder ve yeni bir pencere açtığınızda onu kaydedilen boyutlarda açar. Internet Explorer’ın bu özelliğini gereksiz buluyor ve uygulama penceresinin her seferinde sizin istediğiniz boyutta açılmasını istiyorsanız yapmanız gereken çok asit. Bir Internet Explorer penceresi açın, Tools > Internet Options (Araçlar > Internet Seçenekleri) menülerini kullanın. Karşınıza gelen pencerenin General bölümündeki Address satırına aşağıdaki değeri girin.

javascript:resizeTo(1024,400) ;moveTo(0,0);document.location.href=’http://www.pcnet.com.tr’

OK tuşuna basın. Bundan sonra, istediğiniz boyutlardaki pencerede huzur içerisinde sörf yapabilirsiniz. Bu püf noktamızı beğendiyseniz yukarıdakine benzer JavaScript satırlarını Sık Kullanılanlar listesindeki adresler için de kullanabileceğinizi belirtelim.

Sistem Yöneticisi hakları ile uygulama çalıştırmak
Bilgisayarınızda birden fazla kullanıcı hesabı bulunuyorsa bazı uygulamalar Sistem Yöneticisi (Administrator) haklarına sahip olmayan kullanıcıların uygulamayı kullanamayacağını söyleyip kapanır. Sistem Yöneticisi şifresini biliyor ve Windows’u tekrar başlatmaya üşeniyorsanız ilgili uygulamayı bu haklarla çalıştırabilirsiniz. Bunun için uygulamayı çalıştıran dosyayı bularak bu dosya üzerine sağ tıklayın ve Farklı Çalıştır (Run As) komutunu seçin. Karşınıza kullanıcı ismi ve şifresini girebileceğiniz bir pencere çıkacak. İlgili alanları doldurduktan sonra yönetici haklarına sahip olarak uygulamayı başlatabileceksiniz.

Küçük püf noktaları

Dosya adlandırma
Windows altında birden fazla dosyayı aynı anda adlandırmak mümkündür. Birkaç dosyayı birden seçerek F2 tuşuna basmanız ve bir isim yazmanız yeterlidir.

Küçük resimler
İmaj dosyalarının bulunduğu bir klasörde görüntülerinin küçük hallerini görmenizi sağlayan View > Thumbnails (Görünüm > Küçük Resim) komutunu çalıştırırken SHIFT tuşuna basarak dosya isimlerinin görünmesini engelleyebilirsiniz. Aynı işlemi tekrar uyguladığınızda isimler geri gelecektir.

Ses ayarı simgesini görüntülemek
Windows 95, 98 ve 98 Me işletim sistemlerinde sisteminize takılı olan ses kartının ses ayarlarını yapabilmeniz için görev çubuğunun sağ tarafında küçük bir hoparlör simgesi görürsünüz. Windows XP işletim sistemini sisteminize ilk yüklediğinizde bu simgeyi göremezsiniz, siz de bizim gibi ses ayarlarını çoğu zaman bu simgeyi kullanarak yapıyorsanız şu adımları uygulayın: Başlat (Start) menüsünden Ayarlar (Settings) > Denetim Masası (Control Panel) menülerine tıklayın. Denetim Masası içerisindeki simgelerden üzerinde Ses Efekti ve Ses Aygıtları (Sound and Audio Devices) yazanına çift tıklayın. Karşınıza gelen yeni pencerede ‘Görev çubuğuna ses ayarı simgesi yerleştir’ (Place volume icon in the taskbar) seçeneğini işaretleyip ENTER tuşuna basın.

Windows XP’de birden fazla DOS olduğunu biliyor muydunuz?
Windows XP’nin tüm sürümlerinde iki farklı DOS komut satırı bulunur. Bunlardan bir tanesi NT çekirdeği taşıyan ve XP için dönüştürülmüş klasik Command.com’dur. Eski DOS’un tüm özelliklerini taşıyan Command.com’u problemsiz olarak kullanabilirsiniz, fakat CMD.EXE adlı versiyonun daha fazla özellik sunduğunu belirtelim. Örneğin komut satırındayken F7 tuşuna bastığınızda daha önceden girdiğiniz komutları liste halinde görebilir ve tekrar kullanabilirsiniz. F5′e basarak son girilen komutu yineleyebilir, uygulama başlığına sağ tıklayarak penceredeki metinleri kopyalayabilirsiniz.

Dosyalarınızı not defterine göndermek veya yazıcıdan çıkarmak
Bir dosyanın çıkışını almak için üzerine çift tıklayıp uygulama yüklendikten sonra Yazdır seçeneğini kullanırsınız. Peki yazıcınızı Gönder menüsüne eklemek ister miydiniz? Denetim Masasını açarak Yazıcı ve Fakslar simgesine çift tıklayın. Kullandığınız bir veya birden fazla yazıcıyı seçerek Windows klasörü altındaki Sendto klasörüne sürükleyip bırakın. Windows 2000 ve sonrasında bu klasör ‘C:\Documents and Settings\[Kullanıcı Adı]\SendTo’ olarak değişmiştir. Windows masaüstünü efektif olarak kullananlar yazıcının bir kısayolunu masaüstünde oluşturabilir, çıktısını almak istedikleri dosyaları bu kısayolun üzerine sürükleyip bırakabilirler.

MSN Messenger’ı sisteminizden tamamen kaldırmak
Microsoft ısrarla MSN Messenger’ı evlerimize ve iş yerlerimize soktu ve ICQ kullanıcılarının bir kısmını kazanmayı başardı. Bu uygulamadan hoşlanmıyorsanız, Outlook Express her açıldığında Messenger’ın yüklenmesini istemiyorsanız, uygulamayı sisteminizden sonsuza dek kaldırabilirsiniz. Bunun için Başlat menüsündeki Çalıştır komutunu kullanıp karşınıza çıkan mesaj kutusuna şu basit komutu girmeniz yeterli:

RunDll32 advpack.dll,LaunchINFSection %windir%\INF\msmsgs.inf,BLC.Remove

Bu komutu tek satır olarak girmelisiniz. Ayrıca MSN Messenger siz bu komutu çalıştırırken kapalı olmalıdır.

Sistem Geri Yükleme’yi kapatmak
Windows XP’nin Sistem Geri Yükleme (System Restore) özelliği işletim sistemini belirli bir süre önceki haline geri getirmenize yardımcı olur. Bilgisayarınıza yüklediğiniz bir yazılım veya değiştirdiğiniz bir ayar yüzünden sorun yaşıyorsanız bu özelliği kullanarak sisteminizi sağlıklı günlerine geri getirebilirsiniz.

Öte yandan Sistem Geri Yükleme özelliği ile aldığınız her yedek sabit diskinizin dolmasına sebep olacaktır. Sabit diskin ana klasöründe bulunan esrarengiz System Volume Information klasörünün görevi aldığınız yedekleri saklamaktır. Windows’u ilk kurduğunuzda başka bir işlem yapmanıza gerek kalmadan Sistem Geri Yükleme özelliği aktif hale gelir. Bilgisayarına yeni bir yazılım yüklemeyen, internete bağlanmayan kullanıcılar için bu özelliğin hiçbir faydası bulunmuyor. Sistem Geri Yükleme’yi kullanmak istemiyorsanız aşağıdaki adımları uygulayarak kapatabilirsiniz.

Bilgisayarım simgesine sağ tıklayarak Özellikler’i seçin. (My Computer > Properties) Sistem Geri ükleme (System Restore) sekmesine atlayarak pencerenin üst kısmında bulunan kutucuğu işaretleyin. Bu işlemi yaptıktan ve bilgisayarınızı tekrar başlattıktan sonra System Volume Information klasörünün boşaltıldığını göreceksiniz. Buna karşın klasörü silemiyoruz.

Dosya arama yardımcısını kaldırın
Windows XP’nin dosya arama penceresinin kullanıcılara gerektiğinden fazla vakit kaybettirdiği çok açık. Bir arama yaptığınızda ve istediğiniz sonuçlara ulaşamadığınızda birçok soruya yanıt vermek durumunda kalıyorsunuz, bu da yetmiyormuş gibi arama penceresindeki yardımcı köpek karakteri her işinize karışıyor. Bu karakterden kurtulmak ve Windows’un klasik arama penceresine geri dönmek elinizde.

Öncelikle Çalıştır penceresine Regedit yazarak Windows kayıt defterini açın. Daha sonra, HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows \CurrentVersion\Explorer\CabinetState klasörüne giderek sağdaki pencereye tıklayın ve ‘Use Search Asst’ adlı (tırnak kullanmadan) yeni bir dize (string) değeri girin. Bunun değerini no yaptığınızda özlediğiniz arama seçeneğine kavuşacaksınız.

Internet Explorer kısayolları
Windows işletim sisteminin bütünleşik bir parçası olan ve kullanıcıların çoğu tarafından sevilerek kullanılan Internet Explorer web deneyimini hızlandırıcı birtakım kısayolları bulunur. Web’de gezinirken web tarayıcınızın menüleriyle daha az boğuşmak istiyorsanız aşağıdaki kısayollardan faydalanabilirsiniz.

Adres bölümüne kolayca geçmek için ALT + D veya CTRL + TAB
Bir önceki web sayfasına yönlenirsiniz ALT+ Sol ok tuşu
Önceden belirlediğiniz ana sayfaya gider ALT + HOME
Sık Kullanılanlar listenizi görüntüler CTRL + I
Mevcut sayfayı tekrar yükler. F5
Uygulamayı tam ekran olarak görüntüler F11
Bir önceki / sonraki sayfayı görüntüler SHIFT + Fare tekerleği
İlgili sayfayı yeni bir pencerede açar SHIFT + Link’e tıklama
Ziyaret edilen sayfayı Sık Kullanılanlara ekler CTRL + D
Web kameranızı yayın aracı olarak kullanmak
Microsoft’un web sitesinde, Windows 98 ve XP için geliştirilmiş küçük ve faydalı yazılımların bulunduğu Powertoys alanı bulunuyor. www.microsoft.com/windowsxp/pro/downloads/powertoys.asp adresinden erişilen bu alanda sisteminizin belli başlı özelliklerini değiştiren TweakUI, Virtual Desktop Manager (Sanal Masaüstü Yöneticisi), Taskbar Magnifier (Görev Çubuğu Büyüteci), Alt-Tab Replacement (Alt-Tab Geliştirici) gibi yazılımlar mevcut. Bu bölüme yeni eklenen Timershot Powertoy adlı yazılımı kullanarak, Windows XP’nin PC’nize bağlı web kameranızdan belirli aralıklarla fotoğraf almasını ve sabit disk, FTP, yerel ağ gibi hedeflere göndermesini sağlayabilirsiniz.

Windows gezgininde web sayfası açmak
Windows XP ve 2000′in klasör pencerelerinin oldukça pratik bir özelliği bulunmaktadır. Bu pencerelerin adres satırlarına bir web adresi yazabilirsiniz. Bunun yapıp Enter tuşuna bastığınızda pencere otomatik olarak Internet Explorer görünümü kazanır. Bu püf noktası her çeşit klasör penceresinde çalışmaktadır.

Kısayollardaki ok işaretini kaldırmak
Windows’un tüm sürümleri dosya kısayollarını belirmek için kısayol simgesinin sol alt köşesine bir ok işareti yerleştirir. Bu işaret size de fazlasıyla büyük ve kaba görünüyorsa tamamen kaldırabilir veya yerine daha nazik görünen bir işaret yerleştirebilirsiniz. Bunu yapmak için öncelikle www.microsoft.com/windowsxp/pro/downloads/powertoys.asp adresine bağlanarak sadece 140 KB büyüklüğündeki Tweak UI uygulamasını indirip bilgisayarınıza yükleyin. Tweak UI uygulaması kendisini bilgisayarınızın Denetim Masası’na yerleştirir. Start > Settings > Control Panel > Tweak UI seçeneklerini çalıştırarak ayar uygulamasını çalıştırın. Karşınıza gelen pencerede Explorer sekmesine atlayarak Shortcut Overlay kısmında Light Arrow kutucuğunu işaretleyin. Burada None seçeneğini kullanırsanız kısayol okları iptal edilir. Kendi hazırladığınız ok grafiklerini kullanmak isterseniz Custom seçeneğini işaretleyebilirsiniz.

Öte yandan kısayol okunu kaldırmak gibi basit bir işlem için başlı başına bir uygulama yüklemek istemeyenler Windows Kayıt defterine küçük bir ziyaret yapabilir. ‘HKEY_LOCAL_MACHINE > SOFTWARE > Microsoft > Windows > CurrentVersion > Explorer > Shell Icons alt klasörüne geçerek buradaki 29 değerini 50 yapın. 50 değeri boş bir simgeye denk geldiği için kısayollarınızın ok tuşları yok olacaktır.

Bu işlemi yaptıktan sonra bilgisayarınızı tekrar başlatmanız gerekebilir.

Küçük püf noktaları

Windows gezgininde fareyi kullanarak herhangi bir dosyayı taşırken CTRL tuşuna basarak dosyanın kopyalanmasını, SHIFT tuşuna basılı tutarak taşınmasını ve ALT tuşuna basarak dosyanın kısayolunun oluşturulmasını sağlayabilirsiniz.
Klasörlere ekleyeceğiniz Folder.jpg adlı imaj dosyaları ilgili klasörün önizleme değeri olacak ve Thumbnail modunda gösterilecektir. Aynı şekilde bu imaj Media Player’da albüm resmi olarak gösterilir.
Bildiğiniz gibi Windows bir ya da daha fazla pencereyi yan yana dizmenize izin verir. Fakat herkesin bilmediği bir püf noktası vardır. Herhangi bir pencereyi seçili duruma getirdikten sonra CTRL tuşuna basılı tutarak görev çubuğunda bir pencereye sağ tıklayıp Dikey Döşe (Tile Vertically) komutu verildiğinde sadece seçili olan iki pencere yan yana dizilir.
Bilgisayarınızın başından ayrılmadan önce Windows’u hızlı bir biçimde kilitlemek için WIN + L tuş kombinasyonunu kullanabilirsiniz.
Windows oturumunu sonlandırırken karşınıza çıkan pencerede H tuşuna basarak bilgisayarı uyku moduna getirebilirsiniz. SHIFT tuşuna basıldığında Stand-By düğmesi Hibernate’e dönüşecektir.
Windows XP’nin uyku modundan normal moda geçerken şifre sormasından sıkıldıysanız Denetim Masasındaki Power Options (Güç Seçenekleri) simgesine çift tıklayarak Advanced (Gelişmiş) sekmesindeki ‘Prompt for password after returning from standby’ seçeneğini kaldırabilirsiniz.
Dosya kopyalama veya silme pencerelerinde No (Hayır) tuşuna defalarca basmak yerine SHIFT tuşuna basılı tutarak Hayır seçeneğini seçebilirsiniz.
Bir Windows klasörünü ekranın herhangi bir köşesine sürükleyip bırakarak bir araç çubuğu oluşturabilirsiniz. Araç çubuğundaki ilgili kısayol ve dosyaların üzerine tıklanabilir ve araç çubuğunun otomatik olarak gizlenmesi sağlanabilir.
Sık kullanılanlar listenizi hafişetmek istiyor fakat bunu yapmak için Organize Favorites (Sık Kullanılanları Düzenle) modülünü kullanmak istemiyorsanız Organize Favorites seçeneğine tıklarken SHIFT tuşuna basılı tutabilirsiniz. Bunu yaptığınızda ilgili kısayolları barındıran klasör açılacaktır.
Bir dosyayı çöp kutusuna göndermeden sisteminizden tamamen kaldırmak için SHIFT + DELETE tuşlarını kullanabilirsiniz.
Sık kullanılanlar listenizdeki internet adreslerini sıralamak için herhangi bir adresin üzerine tıklamanız ve fare düğmesini kaldırmadan ilgili adresi istediğiniz noktada bırakmanız yeterlidir.
Masaüstünüz aktif durumda olduğunda F3 tuşuna basarak dosya arama penceresini çıkarabilirsiniz. Masaüstünün aktif olmadığı durumlarda dosya arama penceresini açmak için WIN + F tuşlarına basmanız yeterlidir.
Internet Explorer’ın 6. sürümü, ekrana sığdıramadığı resimleri küçülterek resmi bir bütün olarak görmenizi sağlar. Bu özellikten hoşlanmıyorsanız Araçlar – Internet Seçenekleri (Tools – Internet Options) menüsünden Gelişmiş (Advanced) sekmesine atlayın. Otomatik Resim Boyutlandırmayı Etkinleştir (Enable Automatic Image Sizing) seçeneğini kapatın.
Bir dosya veya Windows öğesi seçili durumda iken ALT ve ENTER tuşlarına aynı anda basarak ilgili öğenin özellikler penceresini ekrana getirebilirsiniz.
CD sürücünüze taktığınız bir CD’nin otomatik olarak başlamasını istemiyorsanız CD’yi taktıktan sonra SHIFT tuşuna bir süre basın.
Görev Yöneticisini (Task Manager) çalıştırmak için CTRL+SHIFT+ESC tuşlarına aynı anda basabilirsiniz

http://www.pcnet.com.tr

Yazılım kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Hatırlamadığınız şifreyi kırın!

Hatırlamadığınız şifreyi kırın!
Yazar: Deyvi LEVİTAS
Yazı İndeksi
Hatırlamadığınız şifreyi kırın!
Sayfa 2
Sayfa 1 Toplam: 2
Günlük hayatta karşılaşabileceğiniz tüm şifrelerin nasıl kırılacağını, dosya, işletim sistemi ve uygulamaların şifrelerinin nasıl bulunacağını anlatıyoruz.
B ilgisayarımızdaki dokümanların gizliliğini korumak için zaman zaman özel dosyalarımıza şifre koyarız. Fakat öyle zamanlar olur ki ilgili dokümanı uzun süre kullanmadığımızda şifresini unutabiliriz. Şifreli bir doküman içerisindeki bilgilere ulaşmak için uygun şifre girmekten başka çare olmadığı için de elimiz kolumuz bağlı kalır. Fakat durum böyle olmak zorunda değil; çünkü şifre bulma uygulamalarını kullanarak unuttuğunuz şifrenizi geri getirebilir, çalışmanıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Ancak bu tür uygulamaların iyi amaçlar için kullanılabileceği gibi sizin dışınızdakiler tarafından şifrelerinizin ortaya çıkarılması için de kullanılabileceğini asla unutmamalısınız. Yazımızda günlük hayatta karşılaşabileceğiniz tüm şifrelerin nasıl kırılacağını, dosya, işletim sistemi ve uygulamaların şifrelerini nasıl bulacağınızı anlatıyoruz. Ayrıca şifrelerinizin bulunmasını zorlaştırmak, işletim sisteminiz üzerinde oluşturduğunuz hesabı korumak için yapmanız gerekenlere de değiniyoruz. Üstelik bunu yaparken gerekli olmadıkça sizi Windows kayıt defterinden uzak tutacak olan şifre kırma işlemlerini basit hale getiren, ücretsiz programlarla halledeceğiz.

Windows 2000, Server 2003, XP ve NT’ye yönetici hakları ile giriş yapmak
Kullanıcıların en çok merak ettikleri konulardan bir tanesi yeni nesil Windows işletim sistemlerinin şifre konusunda ne kadar güvenli olduğudur. Windows’un açılışında çıkan kullanıcı adı ve şifresi, değişik zevklere hitap eden masaüstü ve klasör ayarlarını yapmamıza izin verirken aynı zamanda bir güvenlik önlemi niteliği taşır. Yönetici hesabına sahip olan kullanıcılar özgürce uygulama yükleyebilir ve sistem ayarlarında değişiklik yapabilir. Konuk hesaplarının işletim sistemi üzerinde yapabileceği değişikliklerse sınırlıdır. Kullanıcı hesapları aynı zamanda dosyaların şifrelenmesine izin vermektedir. NTFS dosya saklama sistemi ile birlikte çalışan şifreleme özelliği, kullanıcıların birbirlerinin dosyalarını görüntüleme haklarını sınırlar. Bu konuda daha fazla bilgi almak için ‘Dosyalarınızın güvenliğini sağlayın’ adlı başlığımızı inceleyebilirsiniz.

Microsoft’un kullanıcı hesaplarına erişim ve şifreleme konusunda elinden geleni yaptığına şüphe yok. Fakat Windows, çok yaygın bir işletim sistemi olduğu için şifre kırma konusunda faaliyet gösterenlerin birinci hedefi durumunda. Windows 2000, Server 2003, XP ve NT işletim sistemlerine istenilen kullanıcı adı ile giriş yapmanın zor olduğunu söylemek isterdik. Fakat internet üzerinden indirebileceğiniz bir açılış disketi ile bilgisayarı açarak kullanıcı hesaplarından herhangi bir tanesini seçip şifresini silebilir veya değiştirebilirsiniz.

Offline NT Password & Registry Editor, Bootdisk / CD adlı bu ücretsiz çözümü indirmek için http://home.eunet.no/~pnordahl/ntpasswd/bootdisk.html adresine bağlanın. Bu adresteki disket imajını (bd041205.zip adını taşımaktadır) sabit diskinize kaydedin. Daha sonra imajı bir klasöre açarak Install.bat dosyasını çalıştırın. Uygulama bir DOS penceresi açacak ve RAWRITE uygulamasını kullanarak imajı diskete aktaracaktır. Bilgisayarınızı bu disketle açmak için BIOS’ta bazı değişiklikler yapmanız gerekebilir. Disketi sürücüye yerleştirdikten ve bilgisayarınızı ateşledikten sonra Linux tabanlı küçük bir işletim sistemi, daha sonra küçük bir uygulama yüklenir.

İşletim sistemi metin tabanlıdır, yani karşınıza bir grafik arayüz gelmeyecektir. Uygulama birden fazla IDE kanalı barındıran anakartları destekler, hatta web sitesinden indirebileceğiniz bir ek ile SCSI türündeki diskleri de tanıyabilir. Uygulamanın programcısı Offline NT Password & Registry Editor’ü NT 3.51, NT 4, Windows 2000, Windows XP (SP2 de dahil), Windows Server 2003 (Enterprise sürümü) işletim sistemlerinde denediğini söylüyor. Programcı aynı zamanda Windows XP üzerinde EFS ile şifrelenmiş dosyaların okunamayabileceğini belirtmiş, fakat biz denemelerimizde şifrelenmiş dosyaların içeriğini görüntüleyebildik.

Uygulamanın metin tabanlı ve İngilizce olan arayüzünün kullanımı bazılarımızı zorlayabilir. Fakat paniğe gerek yok, çoğu zaman sadece Enter tuşuna basarak aşamaları başarılı bir şekilde edebiliyor, sistemde yüklü olan kullanıcı hesaplarını listeleyebiliyorsunuz. Yardımcı olması açısından uygulamaya sağlamanız gereken bilgileri sıralayalım:

İşletim sisteminin bulunduğu sürücü,
Sistem dosyaların bulunduğu klasör (otomatik olarak bulunabiliyor),
Şifreleri değiştirmek mi yoksa sıfırlamak mı istediğiniz,
Yeni kullanıcı şifreleri,
Diske yazma onayı,
Kısacası yukarıdaki açılış disketini kullanarak Windows tabanlı neredeyse tüm işletim sistemlerine mevcut tüm kullanıcı hesaplarını kullanarak erişim sağlayabilirsiniz. Uygulama erişim şifrelerini size söylemiyor fakat değiştirmenize veya sıfırlamanıza izin veriyor.

Yıldız karakterlerinin altını görmek
Windows altında çalışan neredeyse tüm uygulamalarda ve Windows’un tüm bileşenlerinde şifre hanesine yazılan karakterler yıldız karakteri altında saklanır. Örneğin bir şifre kutusuna deneme yazdığınızda görülen sonuç ****** şeklinde olacaktır. Windows 95 de dahil, işletim sisteminin tüm sürümlerinde bu karakterlerin altında bulunan harşeri ortaya çıkarmak için basit bir uygulama kullanabilirsiniz. Asterisk Key (http://www.lostpassword.com/) adındaki 315 KB yer kaplayan bu ücretsiz uygulama açık olan tüm pencerelerdeki, yıldız ile saklanmış şifreleri size gösterecektir.

Windows NT, 2000 ve XP şifrelerini bulmak mümkün
Advanced NT Security Explorer, Microsoft Windows NT, Windows 2000 ve Windows XP şifrelerini bulmanız için hazırlanan bir uygulamadır. Bu uygulamayı NT veya XP işletim sistemi yüklü bilgisayarlarda çalıştırdığınızda mevcut kullanıcı hesaplarını öğrenebiliyorsunuz. Program dilerseniz seçtiğiniz kullanıcıların şifrelerini de ortaya çıkarıyor. Advanced NT Security Explorer’ın iki kurulum seçeneği mevcut. Uygulamayı şifresini bulmak istediğiniz bilgisayara yükleyebildiğiniz gibi ağ üzerinden çalıştırıp uzaktan şifre öğrenme imkanınız da var. İkinci seçenek için mutlaka uygulamayı kurduğunuz bilgisayarın sistem yöneticisinin şifresini bilmeniz gerekiyor. Kısa adı ANTExp olan uygulama, aynı zamanda bilgiişlem departmanlarının da kullanımına sunulmuş. Şöyle ki ANTExp kurulan bir bilgisayarda kullanıcıya atanan şifre kısa bir sürede bulunuyorsa güvensiz olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Kullanıcıların seçtiği şifreler genellikle hecelenebilir tarzda ve basit kelimelerden oluştuğu için ANTExp’in şaşırtıcı biçimde şifreleri kolaylıkla bulduğunu gördük. Advanced NT Security Explorer‘ın diğer özellikleri ise şöyle: Program işlerken durdurup istediğiniz zaman şifre arama işlemine devam edebiliyor. Şifrelerin uzunluğunu, ne çeşit karakterler barındırdığını önceden belirleyip bu kriterlere göre şifre araması yapılmasını sağlayabiliyor. Bilgisayar üzerindeki kullanıcı hesaplarını görebiliyor ve sadece seçtiklerinizin şifresini öğrenebiliyor. Pentium III 450 tabanlı bir bilgisayarda bile saniyede 900.000 şifreyi deneyebiliyor. Uygulamayı www.elcomsoft.com/antexp.html adresinden indirebilirsiniz.

Şifrelenmiş dosyalara ulaşmak
Windows XP, 2000 veya 2003 altında herhangi bir dosyayı veya klasörü şifrelediğinizde, şifrelediğiniz bu bilgiler, ilgili kullanıcı hesabı ve oluşturulan SAM dosyaları ile bağ kuracak ve asla tek başlarına görüntülenemeyecektir. Yani şifrelenmiş dosya veya klasörleri bir şekilde kopyalayabilseniz bile (Örneğin NTFS for DOS kullanarak) içeriğini görmeniz mümkün değildir.

Şifrelenmiş bir dosyaya ulaşmak için uygulayacağınız en iyi yöntem yukarıda bahsettiğimiz özel başlangıç disketini kullanarak bilgisayara ilgili kullanıcının hakları ile bağlanmaktır. Bunu yaparak dosyaları sorunsuz bir biçimde görebilirsiniz. Diğer bir yöntem ise başka bir kullanıcı hesabını kullanarak bilgisayara bağlanmak ve SAM Inside yazılımını kullanarak diğer hesapların şifresini bulmaktır. SAM Inside (www.insidepro.com/download/saminside.zip), deneme yanılma yöntemini kullanarak saklanan şifreleri ortaya çıkarır. Daha sonra size verilen şifreyi kullanarak dilediğiniz hesapla bilgisayarı açıp şifrelenmiş dosyaları görüntüleyebilirsiniz.

Sıkıştırılmış dosyaların şifrelerini bulmak
Sabit disk alanınızı daha iyi değerlendirmek, birbiri ile ilgili olan dosyaları bir arada tutmak, yazıtipi ve simge gibi sabit diskte çok fazla bölünmeye yol açan dosyaları paketlemek gibi amaçlara hizmet eden dosya sıkıştırma uygulamaları, bilgilerinizi şifrelemek için de kullanılabilir. ZIP, RAR, ACE ve ARJ formatlarının tümü şifrelemeye izin verir. Şifre taşıyan ZIP uzantılı dosyaları açmak ve içeriğini görüntülemek için www.zip-backup.com/zippassword adresinden indirilebilen Zip Password Recovery adlı uygulamayı kullanabilirsiniz. Uygulama ücretsiz olmasına karşın sizden bir seri numarası ister. Programın web sitesine kayıt olarak ücretsiz seri numaranızı almanız mümkündür.

Programı kullanmaya başlamak için ilk olarak Open Zip tuşuna basıyoruz ve şifresini bulmak istediğiniz ZIP dosyasını açıyoruz. Şifrenin içerisinde rakam bulunduğunu düşünüyorsak ‘Numbers 0-9′ seçeneğinin işaretlememiz faydalı olacaktır. Alttı haneye kadar olan şifreler çok hızlı bir biçimde bulunurken, şifredeki hane sayısı arttıkça bulmak daha da zorlaşıyor. Şifre bulmak için kullanabileceğimiz diğer bir ücretsiz uygulama ZIP Password Finder. Windows 95, 98, NT 4, 2000 ve 2003 işletim sistemleri ile uyumlu olan bu programı http://www.astonsoft.com/ adresinden indirebilirsiniz.

WinZip 9.0 ile daha güvenli ZIP dosyaları
Konumuzda çeşitli dosya türleri için şifre bulma yöntemlerini anlatıyoruz; bazı dosya türlerinin şifreleme tekniği henüz keşfedilemediği için bu türdeki dosyalar sadece deneme yanılma yöntemi ile açılabiliyorlar. ZIP formatının da şifreleme tekniği henüz bulunabilmiş değil, bu tür dosyalar için Zip Password Recovery veya Zip Password Recovery gibi saniyede 100.000′den fazla kelime deneyen ücretsiz uygulamalarından bir tanesini tercih edebilirsiniz.

Bunu belirttikten sonra ZIP dosyalarına koyduğunuz sekiz veya daha fazla karakterli bir şifreyi bulmanın günler, hatta aylar süreceğini, kısacası çok haneli şifrelerin bilgilerinizin güvenliğini garantiye alacağını eklemeliyiz. ZIP dosyaları oluşturmak ve bu türdeki dosyaları açmak için WinZip kullanıyorsanız WinZip 9.0′a terfi ederek şifrelerinizin güvenliğini ikiye katlayabilirsiniz.

Gelişmiş şifreleme yeteneklerine sahip olan bu yeni sürüm 64 bit’lik yeni bir ZIP formatı kullanıyor. WinZip 9.0 ayrıca dosyaları şifrelemek için isteğe göre 128 veya 256 bit’lik AES adlı daha kuvvetli yeni bir teknikten faydalanabiliyor. Uygulama geleneksel ZIP formatını terk etmiyor, buna karşın isteğe göre 64 bit’lik yeni bir sıkıştırma – açma formatını tercih edebiliyorsunuz. Bu format eski dosya boyutu sınırlamalarını da kaldırarak mevcut diskin boyutu büyüklüğünde ZIP dosyaları oluşturmanıza olanak tanıyor. Web sitesi, ATM kartı ve uygulama şifrelerinizi bilgisayarınız üzerinde tutuyorsanız, en azından bu bilgilerinizi WinZip 9.0 ile şifreleyerek bilgisayarınıza sızan kötü niyetli kişilerden koruyabilirsiniz.

Windows’un veya Office’in seri numarasını unuttuysanız
Bilgisayarınızda Windows’un veya Office’in lisanslı bir kopyası bulunuyor, buna karşın CD kutusunu ve kutu ile birlikte şifrenizi kaybettiyseniz endişe etmeyin. Magical Jelly Bean Keyfinder adlı ücretsiz uygulamayı kullanarak şifrenizi öğrenebilir ve bir kenara not edebilirsiniz. İlgili şifreleri Windows kayıt defterinden (registry) bulan bu kullanışlı uygulamanın, ilgili şifreleri panoya kopyalama, metin olarak kaydetme ve yazdırma gibi özellikleri de mevcut. Uygulama halen Windows 95, 98, Me, NT4, 2000, XP, Server 2003, Office 97, Office XP ve Office 2003 işletim sistemlerini ve uygulamalarını destekliyor. Uygulamayı indirmek için http://www.magicaljellybean.com/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Alternatif olarak faydalanabileceğiniz diğer bir ücretsiz uygulama ise Rock XP’dir. Bu uygulama ise WPA.DBL dosyasının bir yedeğini alabiliyor, böylece Windows’u her kurduğunuzda aktivasyon işlemini tekrarlamanız gerekmiyor. Şifre hazırlama bölümü, kayıp çevirmeli bağlantı şifrelerinin bulunması, Internet Explorer şifrelerinin hatırlatılması uygulamanın sahip olduğu diğer yetenekler arasında yer alıyor.Web adresi: http://www.snapfiles.com/

Windows 95, 98 ve ME şifresini bulmak
Sadece ESC tuşuna basılarak geçilebilen bir şifrenin ne gibi faydası olabilir. Windows 95, 98 ve Me işletim sistemlerinin yaygın olarak kullanıldığı yıllarda bu soruyu sıkça soruyorduk; çünkü işletim sistemi açıldıktan sonra ekrana gelen kullanıcı ismi hanesini hiçbir bilgi yazmadan sadece ESC tuşuna basılarak masaüstüne geçilebiliyordu. Windows’un kullanıcı isteğiyle kilitlenen son derece sınırlı birkaç özelliği dışında sınırlama yapılmıyordu. Buna karşın Windows 95, 98 veya Me işletim sistemlerinden birini kullanıyor ve kullanıcı ismini unuttuysanız WASP (http://www.iopus.com/) adlı uygulamadan faydalanarak Windows klasöründeki PWL dosyalarında yer alan şifreleri çözebilirsiniz. Öte yandan şifre penceresinin çıkmasından hoşlanmayanlar PWL dosyalarını silerek bu pencereden kurtulabilir, ayrıca sistem güvenliğini sağlayabilirler.

Netscape’de web sitesi ve posta şifrelerini bulmak
Web sayfalarını hızlı bir biçimde yüklemesi, kötü amaçlı tarayıcı eklentilerinden etkilenmemesi, bütünleşik bir posta alıcısı bulunması gibi sebeplerde dolayı Netscape uygulamasını tercih ettiğinizi farz edelim. Uygulamanın posta alıcısı, kullandığınız POP3 sunucusu, kullanıcı ismi ve şifresi gibi bilgileri, yüklendiği klasörde bulunan bir veritabanı dosyasına kaydeder. Normal şartlarda bu dosyanın içeriğini görüntülemeniz mümkün olmayacaktır, fakat Netscapass uygulamasından faydalanarak bahsettiğimiz tüm bu bilgileri kolayca görüntüleyebilirsiniz. Netscape Communicator 4, Netscape 6 ve Netscape 7 ve bu sürümlerin tüm alt sürümleri ile uyumlu olan uygulama sadece posta şifrelerini değil, web siteleri için girdiğiniz şifreleri de gösterecektir. Uygulamayı www.nirsoft.net/utils/ adresinden indirebilirsiniz.

Adobe Acrobat (PDF) dosyalarının şifresini çözmek
Metin ve imaj barındıran dokümanların tüm ortamlarda aynı şekilde görüntülenebilmesi, çıktı alındığında herhangi bir sürpriz ile karşılaşılmaması için Adobe tarafından geliştirilen Postscript tabanlı Acrobat formatı, yıllar içerisinde gelişti ve yaygınlaştı. Acrobat dosyaları, (PDF uzantısı taşır) ürünlerin kullanım kılavuzlarının CD’lerde dağıtılması, çeşitli projelerin dijital ortamda saklanması, masaüstü yayıncılık gibi birçok farklı alanda sorunsuz biçimde kullanılıyor. PDF dosyalarına şifre koyarak içeriğinin değiştirilmesini, okunmasını, kopyalanmasını veya yazdırılmasını önlemek mümkündür. PDF dosyalarına iki ayrı türde şifre konulabilir. Bu şifrelerden bir tanesi dosyanın içeriğinin görülmesini engelleme, diğeri ise dosyanın sahip olduğu diğer koruma türlerinin (kopyalama, yazdırma gibi) değiştirilmesini engelleme amaçlıdır. Kendi oluşturduğunuz PDF dosyasına bir şifre koyduysanız ve bunu hatırlayamıyorsanız endişe etmeyin, şifreyi ortaya çıkarmak için hazırlanmış özel bir uygulamadan faydalanabilirsiniz.

Tanıtacağımız ilk uygulama olan PDF Password Remover, ücretli olmasına karşın tam 100 dosya için sınırlamasız olarak kullanılabiliyor. Bu uygulama dosyanın şifresini size söylemiyor fakat dosyanın içeriğini kullanarak şifre korumasız ayrı bir PDF dosyası oluşturuyor. Oluşturulan bu dosyanın içeriğini kopyalamak veya yazdırmak mümkün. Okuma korumalı bir PDF dosyasına sahipseniz ve dosyanın üzerine çift tıkladığınızda içeriği göremeden şifre girme kutucuğu ile karşılaşıyorsanız, PDF Password Remover işeyaramayacaktır.

Öte yandan konusunda uzman sayılan Elcomsoft tarafından hazırlanan Advanced PDF Password Recovery Pro uygulaması PDF dosyalarında bulunan her iki şifreyi de çözebiliyor. Şifreyi çözmek için sözlük ve harf kombinasyonu yöntemlerini kullanıyor. Ayrıca PDF 1.3 formatında kaydedilmiş dosyaların şifresini hiç beklemeden öğrenebiliyorsunuz. 60 USD bedel ödeyerek lisanslanabilen uygulamayı www.elcomsoft.com/apdfpr.html adresinden indirebilirsiniz.

Şifre bulma konusunda hepsi bir arada çözüm: Passware Password Recovery Kit v5.0
Passware firması, unutulan şifrelerin bulunması konusunda uygulama geliştiren en ciddi firmalardan biri. Firmanın hemen her türde dosya, hizmet ve işletim sistemi için bir uygulaması bulunuyor. Firmanın http://www.lostpassword.com/ adresine bağlandıktan sonra şifresini bulmak istediğiniz dosya türü ile ilgili uygulamayı deneyebilir, dilerseniz satın alabilirsiniz. Passware dosyalarınızdaki şifreleri bulsa bile ne yazık ki ücret ödenmediği sürece söylemiyor. Fakat sadece bir dosya türü için şifre bulma çözümüne ihtiyaç duyuyorsanız fazla ücret ödemeniz gerekmiyor. Passware sistem yöneticilerini de düşünerek birden fazla dosya türünün şifresini ortaya çıkarma yeteneğine sahip program paketleri de hazırlamış. Örneğin tüm Office uygulamaları için sıkıştırılmış dosyalar için program paketleri mevcut. Tüm uygulamaları kapsayan program paketinin ismi Passware Password Recovery Kit ve Lotus 1-2-3, MS Access veritabanı, Adobe Acrobat, Symantec ACT!, MS Backup, Microsoft Excel, FileMaker, IE Content Advisor, Microsoft Mail, MS Money, Lotus Organizer, Microsoft Outlook, Outlook Express, Paradox, Microsoft Project, QuickBooks, Quicken, WinRAR, RAR arşivi, Microsoft Schedule+, VBA Projesi, Windows XP, 2000, NT 4.0, Microsoft Word, WordPerfect, Lotus WordPro, WinZip ve PKZip dosyalarını açabiliyor. Passware tarafından geliştirilen Xieve şifre deneme sisteminde İngilizce kelimeler için yüzde 95, diğer dillerde ise ilk taramada yüzde 70′lere varan şifre bulma oranı yakalanıyor. Dakikada 75 milyon kelime hızla çalışan Xieve, tüm şifre varyasyonlarını denemediği için kesin bir bulma garantisi vaat edilmiyor. Fakat Brute Attack moduna geçildiğinde doğru şifrenin kaçırılması söz konusu değil. Passware ile özel bir başlangıç disketi hazırlayarak Windows XP/NT/2000′i yönetici hakları ile açabilirsiniz.

CD koruma yöntemlerini atlatmak
Program geliştiriciler, gittikçe artan korsan yazılımların önüne geçmek, yazılımlarını korumak için CD’lerin programlanma ve basım aşamasında bazı yollara başvuruyorlar. Özellikle oyun CD’leri bazı tekniklerle kilitleniyor ve kopyalanması zorlaştırılıyor, böylece bir nebze de olsa oyun korsanlığının önüne geçilmiş oluyor. Türkiye’de tüketicinin çok doğal bir hakkı var: Lisanslı yazılım alanlar, orijinal disketlerin başına gelebilecek herhangi bir aksiliğe karşı sadece bir adet yedekleme kopyası yapabiliyorlar. Bu durumda LaserLock, LockBlocks, SafeDisc, SecuROM, Cactus Data Shield, CD-Cops, CopyLok, DiscGuard, MusicGuard, ProtectCD, SafeCast veya benzeri bir teknik ile mühürlenmiş lisanslı bir yazılım satın alan tüketiciye haksızlık yapılıyor. Aslında ülkemizde Amerika ve diğer başka birkaç ülkede olduğu gibi ‘kopyalanamaz’ CD satılamaması gerekiyor, fakat şimdilik böyle bir uygulama yok. Herhangi bir yazılım veya oyun CD’sinde bulunan kilidi ‘sadece kişisel kullanımınız için’ atlatmak istiyorsanız şu adımları uygulayabilirsiniz:

Önce http://www.gamecopyworld.com/ veya http://www.megagames.com/ sitesine bağlanarak kopyasını oluşturmak istediğiniz yazılımı bulun. Bu yazılım için sunulan NoCD, Fixed EXE veya benzeri isme sahip dosyayı bilgisayarınıza indirin. Orijinal CD’nizin tüm içeriğini, dosya – klasör hiyerarşisini bozmadan bilgisayarınıza kopyalayın. Artık içeriği boş bir CD’ye yazabilirsiniz. Tabii internetten indirdiğiniz dosyayı yazdığınız CD’ye dahil etmeyi unutmadan. İlgili yazılımı veya oyunu kuracağınız zaman, kurulum işlemi tamamlandığında indirdiğiniz özel dosyayı açıklama dosyasında belirlenen dosya üzerine kopyalayarak (genellikle uygulamayı çalıştıran EXE dosyasının üzerine) uygulamayı serbestçe kullanabilirsiniz. Bu özel dosya, aynı zamanda uygulamayı kullanmak için orijinal CD’nin CD sürücünüze takılı olma zorunluluğunu da ortadan kaldırır.

Herhangi bir orijinal yazılım CD’sinin imajını (birebir kopyası) sabit disk üzerinde tutmak da iyi bir fikir olabilir. Böylelikle ilgili uygulamayı ve oyunu yüklemek için CD arşivinizi araştırmak zorunda kalmazsınız. Orijinal CD’nin sabit disk üzerinde bir imajını oluşturmak için Nero veya benzeri bir CD yazma uygulamasından faydalanabilirsiniz. Oluşturduğunuz imajı sanal bir sürücüye atamak içinse Daemon Tools (http://www.daemon-tools.cc/) adlı ücretsiz uygulamayı kullanmanızı tavsiye ederiz. CD’yazmak için Nero kullanıyorsanız uygulama ile gelen ImageDrive modülü de Daemon Tools ile aynı işi görecektir.

Anında mesajlaşma uygulamalarının şifrelerini bulmak
İnternet üzerinden haberleşme yöntemlerinden en çok kullanılanlarından bir tanesi anında mesajlaşma uygulamalarıdır. Mesaj gönderme, sohbet etme, dosya gönderme gibi ihtiyaçları rahatlıkla karşılayabilen bu uygulamaların tek eksik yönü güvensiz olmalarıdır. ICQ ve Yahoo! Messenger gibi örneklerin bilgisayarlarımızda oluşturduğu log dosyalarından kimlerle sohbet ettiğimiz ve neler söylediğimiz açıkça görülebilir. Bu haliyle bile yeterince tehlike yaratan bu uygulamaların kullanıcı ismi ve şifre bilgilerini tutan veritabanı dosyaları son derece güvensizdir, deneyimli bir kullanıcı tarafından veya basit bir program yardımıyla kolayca okunabilirler.

Öte yandan bu uygulamaları yararınıza kullanarak unuttuğunuz anında mesajlaşma şifrelerinizi öğrenebilirsiniz. www.nirsoft.net/utils/mspass_setup.exe adresinden indirebileceğiniz Messenpass adlı uygulama MSN Messenger, Windows Messenger, (Windows XP) Yahoo! Messenger, (5.x ve 6.x sürümleri) ICQ Lite 4.x / ICQ 2003, AOL Instant Messenger, Netscape 7, Trillian, Miranda, GAIM şifrelerini gün yüzüne çıkarabiliyor.

Internet Explorer Content Advisor (İçerik Danışmanı) şifresini sıfırlamak
Bilgisayarınızı kullanan kişilerin belirli bazı sitelerin dışında internete erişimini sınırlamak için Internet Explorer web tarayıcısının Content Advisor (İçerik Danışmanı) özelliğinden faydalanabilirsiniz. Bu özellik yaşı küçük internet kullanıcılarının sakıncalı web sitelerine ve içeriğe ulaşmasını önlemek için idealdir. Web sitesi seçimi konusunda oldukça esnek olan Content Advisor, dilediğiniz web sitelerini filtreleme haricinde bırakabilir. Danışman, RASCi, ICRA, PICS gibi kuruluşların içerik kriterlerine uyan web sitelerine bağlanmanıza izin verir. Bu özellik sitenin açılış sayfasına eklenen bir sertifika sayesinde gerçekleşmektedir.

Tüm bunları söyledikten sonra Content Advisor’ın her zaman beklenildiği gibi çalışmadığını ve bilgisayarı kullanan bir kişinin isteği dışında devreye girebildiğini eklememiz gerekiyor. Kötü niyetli tarayıcı eklentilerinin sebep olabildiği bu durum ile karşılaştıysanız ve web sitelerine bağlanmak istediğinizde şifre penceresi ile veya ‘Error – missing information’ hata mesajı ile karşılaşıyorsanız aşağıdaki adımları uygulayarak şifreyi sıfırlayabilirsiniz. Daha doğrusu sıfırlamanız gerekir.

Advisor şifresi Windows’un kayıt defterinde saklıdır. Start > Run (Başlat > Çalıştır) menülerini kullandıktan sonra Regedit yazarak Enter tuşuna basın. Kayıt defterinde HKEY_LOCAL_MACHINE\Software\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Policies\Ratings klasörüne atlayarak sağ kısımda görülen Key değerini silin. Windows Kayıt Defterini kurcalamak istemeyen okurlarımız http://nirsoft.cjb.net/ adresinden ücretsiz olarak indirilebilen Content Advisor Password Remover uygulamasından da faydalanabilirler. Uygulamayı çalıştırdıktan sonra Yes tuşuna basmanız yeterlidir, Explorer bir daha siz istemedikçe şifre sormayacaktır.

http://www.pcnet.com.tr

Yazılım kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Online alışveriş rehberi

Online alışveriş rehberi
Perşembe, 08 Şubat 2007
İnternet üzerinden alışveriş yapmak korkulacak bir şey değil. Online alışverişin inceliklerini bilmeniz yeterli.
K alabalık, park yeri sorunu, yılışık satış danışmanları, aradığınız her şeyi aynı mağazada bulamama… Alışveriş problemleri elbette bunlarla sınırlı değil ama biz kısa keselim. Aslında tüm bu sorunları tarihe gömecek, koltuğunuzdan kalkmadan istediğiniz her şeyi alabilmenizi sağlayan bir yöntem var: alışveriş siteleri. Ülkemizde de hızla yaygınlaşan ve son derece kaliteli hizmet veren alışveriş siteleri sayesinde arkadaşımıza hediye seçebiliyor, tatil rezervasyonumuzu yaptırabiliyor, hatta pazar alışverişimizi bile internet üzerinden yapabiliyoruz.

Tabii online alışveriş yapmanın da bazı incelikleri var. Önünüze gelen her siteye kredi kartı bilgilerinizi teslim ederseniz umulmadık faturalarla karşılaşabilirsiniz. Öncelikle, sitenin gerçek bir firmaya ait olduğundan emin olmadan hiçbir işlem yapmamalısınız. Sitenin kendine ait bir alan adı var mı? Firmanın posta adresi ve müşteri hizmetlerinin telefon numarası belirtilmiş mi? Alışveriş yapacağınız site bedava bir web alanı üzerinden hizmet veriyorsa, bedava olarak alınmış bir e-posta adresi veya cep telefonu belirtilmişte o siteye temkinli yaklaşmanızda fayda var.

Alışverişin incelikleri

Ayrıca, kredi kartı gibi önemli bilgilerinizi girmeden önce güvenli bir sunucuya yönlendirilmiş olmalısınız. Güvenli sayfaların adresleri ‘http://’ yerine ‘https://’ ile başlar. Tarayıcınızın sağ alt köşesinde belirecek bir kilit simgesi sayesinde de güvenli bir sayfada olduğunuzu anlayabilirsiniz. Güvenli sayfalara girdiğiniz veriler şifrelenerek sunucuya gönderilir, böylece araya bir saldırgan sızsa bile bu verileri okuyamaz.Alışveriş siteleri çeşitli ödeme seçenekleri sunarlar. Kredi kartı, banka havalesi ve kapıda ödeme en çok kullanılan yöntemler olmakla birlikte, en çok ilk iki yöntem tercih edilir. Bazı siteler havaleyle yapılan ödemelere indirim uygulamakta ve belli kredi kartlarına taksitlendirme yapabilmektedir. Kredi kartlarına taksit yapabilen bir sitenin büyük ihtimalle kendini kanıtlamış, güvenilir bir site olacağını hatırlatmalıyız. Tabii bu kural her site için geçerli olmayabilir.Kredi kartı bilgilerinizi girerken kart numarası ve son kullanma tarihinin yanı sıra kartınızın CVC2 kodu istenebilir. Bu kod, kartınızın arkasında yer alan üç basamaklı bir güvenlik kodudur. Kartınızda böyle bir kod yoksa o kartla alışveriş yapamazsınız. Öte yandan, bizim tavsiyemiz gerçek kredi kartınız yerine mümkünse ‘sanal kart’ kullanmanızdır. Sanal kartlarla ilgili bilgiyi bu sayfadaki kutuda bulabilirsiniz.
İnternetten alışveriş yapıyorsanız kredi kartı ekstrelerinizi dikkatle kontrol etmenizde fayda var. Herhangi bir hatayla karşılaşırsanız önce hatanın sahibi olan firmaya, sorunu çözemiyorsanız bankanıza başvurun. Size memnuniyetle yardımcı olacaklardır.

Sipariş numaranızı saklayın
İnternet üzerinden bir şey satın aldığınızda, siparişinizi takip edebilmeniz için size bir referans numarası verilir. Bu numara büyük ihtimalle e-posta adresinize gönderilir ve sitedeki hesap sayfanızda da saklanır. Ama her ihtimale karşı numarayı bir yere not almanız yararlı olacaktır. Siparişinizi büyük ihtimalle sorunsuz olarak alacaksınız ama herhangi bir sorunla karşılaşırsanız müşteri temsilcisine bu numarayı bildirmeniz gerekebilir.
Sanal kredi kartları
Türkiye’de hizmet veren pek çok banka, internetten ve telefonla güvenli alışveriş yapabilmeniz için ‘sanal kredi kartı’ hizmeti sunarlar. Bu hizmet büyük ihtimalle ücretsizdir ama sanal kart sahibi olmak için ek bir başvuru yapmanız gerekebilir. Bu konuyu bankanıza danışmanız gerekiyor. Sanal kartların en belirgin özelliği, gerçek kredi kartınıza bağlı olarak çalışmaları ama tamamen farklı bir numara, son kullanma tarihi ve güvenlik koduna sahip olmalarıdır. Bu kartların fiziksel bir kopyası yoktur, kart bilgileri size yazılı olarak verilir. Sanal kartın bakiyesi normal zamanlarda 0’dır. Yani siz bir limit belirleyene kadar o kartla alışveriş yapılamaz. Bu da kart bilgilerinizin çalınması veya fazla para çekilmesi riskini ortadan kaldırır. Sanal kartınızla alışveriş yapmak istediğinizde, online bankacılık sitenize girerek kartınız için yeni bir limit belirlemeniz, alışveriş tamamlandıktan sonra da limiti sıfırlamanız yeterlidir.

PCnet öneriyor!

PCnet editörleri, aşağıdaki genel amaçlı alışveriş sitelerinden güvenle alışveriş yaptılar. Bu siteler Türkiye’nin en büyük online mağazaları olduğundan, ilk defa internetten alışveriş yapacaksanız bu sitelerle başlamanızı öneririz.

www.hepsiburada.com
www.ideefixe.com
www.bidolu.com
www.estore.com.tr
www.kangurum.com.tr
Hepsi Burada!

İstediğiniz kitabı, CD’yi ya da hediyelik eşyayı indirimli satın almak hiç bu kadar kolay olmamıştı.

Hepsiburada.com, internetten alışveriş denince akla gelen ilk Türkçe sitelerden biri. Günde yaklaşık 1000 sipariş alan bu büyük online mağazanın ürün portföyünde 50.000 civarında ürün bulunuyor. Türkiye’nin en kapsamlı alışveriş sitelerinden biri olan hepsiburada.com’u biz PCnet editörleri de sık sık kullanıyoruz. Bu nedenle, üzerinde açıklama yapılacak örnek bir alışveriş sitesi olarak Hepsi Burada’yı seçtik. Elbette bu, daha başka güvenli ve kaliteli siteler olmadığı anlamına gelmiyor. İnternetten alışveriş konusunda deneyiminiz yoksa, ilk alışverişinizin için önerdiğimiz sitelerin bir listesini aşağıda bulabilirsiniz.Pek çok alışveriş sitesinde olduğu gibi hepsiburada.com’da da sitenin üst kısmındaki sekmeleri kullanarak mağazalar arasında gezinebiliyorsunuz. Soldaki arama kutusunu kullanarak istediğiniz ürünlere kısa yoldan ulaşmanız da mümkün. Müşteri hizmetleri bölümü, kayıtlı bilgilerinizi ve eski siparişlerinizin kayıtlarını tutuyor.Hepsiburada.com’un güzel bir özelliği de seçtiğiniz ürünler piyasaya sunulduğunda veya indirime girdiğinde size e-posta ve SMS yoluyla ücretsiz olarak haber verebilmesi. Ürün sayfalarında o ürünün resmini görebiliyor, detaylı bilgilerini öğrenebiliyor ve ürünü kullanan kişilerin yorumlarını okuyabiliyorsunuz.Hepsiburada.com pek çok kredi kartına taksit yapabiliyor ve havale yoluyla ödeme kabul ediyor. Her iki yöntemle de yaptığımız alışverişlerde herhangi bir problemle karşılaşmadık. Sabit kargo ücreti yerine paketinize uygun, indirimli kargo ücretini hesaplaması da hepsiburada.com’un önemli bir artısı.Ayrıca hepsiburada.com’dan yaptığınız alışverişlerle puan toplayıp indirim kuponu kazanabiliyorsunuz. Ama bu sistem öyle bir düzenlenmiş ki, kazandığınız puanları harcayabilmeniz neredeyse imkansız. Bu da hepsiburada.com’un küçük bir dezavantajı olarak gözümüze çarpıyor. İkinci el alışveriş

Açık artırma sitesi GittiGiyor’da ucuz ürünler bulabilirsiniz.

Mağazalarda kolaylıkla bulamayacağınız, özel bir ürün arıyorsanız ya da ikinci el bir ürün sizi tatmin edecekse GittiGidiyor sizin için iyi bir seçenek olabilir. Türkiye’nin en büyük açık artırma sitelerinden biri olan www.gittigidiyor.com’da hem ikinci el hem de sıfır ürünler bulmanız mümkün. Site, antikalardan elektronik eşyalara, koleksiyon ürünlerinden eski dergilere kadar geniş bir yelpazeye sahip. Elbette böyle bir siteden alacağınız ürünün garantisi yok. Tertemiz bir ürünü çok ucuza alabileceğiniz gibi çöpe gidecek bir ürüne paranızı yatırıyor da olabilirsiniz. Her zaman dikkatli olmanızda yarar var.Bir ürüne teklif verebilmek için siteye kaydolmanız gerekiyor. GittiGidiyor’un ‘otomatik artırma’ özelliği, sizin belirlediğiniz maksimum fiyata kadar otomatik olarak teklif verebilir. HemenAL düğmesini kullanarak, ürünü satıcının belirlediği maksimum fiyattan hemen alabilmeniz de mümkün. En iyi teklifi vererek kazandığınız bir ürünü almak zorundasınız, bu nedenle teklif verirken iyi düşünün.
GittiGidiyor’un puanlama sistemi, ödeme yapmayan kullanıcıların mimlenmesini ve gerek alış gerekse satışlarını başarıyla tamamlayan kullanıcıların öne çıkarılmasını sağlar. Bu nedenle alışveriş yapacağınız kişinin puanına da dikkat etmelisiniz. GittiGidiyor’un ‘güvenli ticaret döngüsü’ alışverişlerin güvenle tamamlanmasını sağlar. Bu yöntemde, alıcı parayı bir havuz hesabına yatırır ve ürünü sorunsuz olarak teslim aldığında, para GittiGidiyor tarafından satıcıya aktarılır.

Almakla kalmayın, satın
Elbette GittiGidiyor’u elinizden çıkarmak istediğiniz ürünleri satmak için de kullanabilirsiniz. Bunun için ana sayfadaki satış linkine tıkladıktan sonra ürününüze en uygun kategoriyi seçmeniz yeterli. İlk ürününüzü eklemeden önce yasaklı ürünleri ve listeleme kurallarını incelemeyi unutmayın. Satacağınız ürünün dikkat çekmesini istiyorsanız vitrin, katalog, kalın yazı gibi ücretli özellikleri seçebilirsiniz. Ürünün satılması halinde GittiGidiyor’un %10 komisyon alacağını da belirtmeliyiz. Ürün başlığını ve açıklamasını girdikten sonra başlangıç fiyatını, asgari satış fiyatını ve hemenAL fiyatını belirlemeniz yeterlidir. Ürün kısa süre içinde GiddiGidiyor tarafından onaylanacak ve tekliflere açık hale gelecektir.

Market alışverişiniz de internetten

Online alışveriş sitelerini sadece kitap ve CD değil fasulye de satıyor.

Online alışverişin en iyi yanlarından biri sizi mağazada dolaşma, diğer müşterileri rahatsız etmeden aradıklarını toplama ve kasa kuyruğunda bekleme derdinden kurtarmasıdır. Pek az insan elindeki arabayla süpermarketin dar koridorlarında dolaşmayı sever. İşte web tabanlı süpermarketlerin ortaya çıkış sebebi budur.Süpermarket tercihinizi belirleyerek işe başlayabilirsiniz. Türkiye’de hizmet veren iki büyük sanal market var: Migros Sanal Market (online.migros.com.tr) ve Gima Sen-al Market (www.gima.com.tr). Market ürünlerinin taşınması kolay olmadığı için her iki sitenin de teslimat alanları kısıtlı. Şimdilik İstanbul ve Ankara dışında pek az il destekleniyor.Gima Sen-al Market, Gima mağazalarında kullanılan SuperCard’ı da destekleniyor. SuperCard sahibiyseniz kart numaranızı girerek önceden yaptığınız alışverişleri görebilir, sizin için önerilen ürünleri inceleyebilirsiniz. Sen-al Market’in kişiselleştirilebilme özelliği oldukça başarılı. Kendi tercihleriniz doğrultusunda bir indirim reyonu oluşturabiliyor, indirimlerden e-postayla haberdar olabiliyorsunuz. Migros Sanal Market’in daha statik bir çizgiye sahip olduğunu, bu bakımdan Gima’nın gerisinde kaldığını belirtelim.Aradığınız ürünü bulmak için, diğer alışveriş sitelerinde olduğu gibi kategorileri arasında dolaşıyorsunuz. Gima, çevirmeli bağlantı sahiplerini düşünerek resimleri kapatıp açma seçeneğini sunuyor ama biz herkesin alacağı ürünün resmini görmek isteyeceğini düşünüyoruz.Her iki sitede de kredi kartıyla ödemenin yanı sıra kapıda ödeme seçeneği mevcut. Ürünlerin teslim tarihini ve saatini, bölgesel kapasitelere göz atarak kendiniz belirliyorsunuz. Dağıtım araçlarının kapasitesi dolmamışsa genellikle birkaç saat içinde teslimat yapılabiliyor.

Migros için minimum sipariş tutarı 20 YTL iken Gima için 25 YTL. Ayrıca 75 YTL’nin altındaki siparişleriniz için 1,5 YTL nakliye bedeli ödemeniz gerekiyor.

Sahibinden satılık…
Kendisini ‘Türkiye’nin en büyük e-ticaret platformu’ olarak tanımlayan sahibinden.com’da hem ikinci el hem de kullanılmamış ürünler bulmanız mümkün. Sitedeki ilan yelpazesi oldukça geniş; ikinci el ürünlerin yanında çeşitli hizmetlere de yer verilmiş. Satmak istediğiniz ürünler için ücretsiz ilan da bırakabiliyorsunuz. Sahibinden.com’un GittiGidiyor’dan farkıysa açık artırma usulü yerine sabit bir fiyat belirleme usulünü benimsemiş olması. Açık artırmayı tercih edenler için sitede ayrı bir bölüm de mevcut.
Ayrıca sahibinden.com üzerinde kendi e-ticaret mağazanızı açarak altyapı ve teknoloji giderlerinden kurtulabilir, doğrudan satış yapmaya başlayabilirsiniz. Tabii sahibinden.com’da mağaza kiralamanın ücretli olduğunu belirtmemiz gerekiyor.

http://www.pcnet.com.tr/

İnternet kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Web sitenizden para kazanabilirsiniz

Web sitenizden para kazanabilirsiniz
Cuma, 16 Mart 2007
Web sitenizden para kazanmak hiç de zor değil. AdSense ile web sitenizden nasıl para kazanabileceğinizi inceliyoruz.

Birçok kişi hazırladıkları web sitesi veya blog sayfası ne kadar güzel olursa olsun her zaman ellerinde nasıl bir potansiyel bulunduğunu bilemez. İster çok büyük zahmetlerle hazırlanmış isterse minimum çabayla oluşturulmuş olsun web siteleri para kazanmanın çok da zor olmayan yollarından biridir. Eğer siz de web sitenizden para kazanmayı hedefliyorsanız bunu yapabileceğiniz en kolay yollardan birisi reklam almaktır.

İnternette web sitelerine reklam veren birçok şirket mevcut. Bu şirketlerin tümü de farklı alternatif ve kulağa gerçekten hoş gelen seçeneklerle çıkıyor karşımıza. Fakat bunca şirketin sunduğu birçok farklı alternatif bu işten para kazanmak isteyen kullanıcılar için bir karmaşa oluşturmuyor da değil. Bu karmaşa içerisinde Google AdSense ise sitelerine reklam almak isteyen kullanıcılar için belki de en basit ve güvenilir çözüm yolu olarak ortaya çıkıyor. Google AdSense’in en büyük avantajlarından biri, internet ortamında son derece önemli olan güvenilirliğini ispat etmiş olması. Güvenilirlik sadece reklam alan kullanıcılar için değil, aynı zamanda alınan reklamları izleyen veya kullanacak olanlar için de son derece önemli ve alınacak sonuçlar için de belirleyici bir unsur. Google AdSense iki yönde hizmet veriyor. Bunlardan birincisi arama sonuçlarında verilen hizmetler ve diğeriyse içerik alanında verilen hizmetler. Bu yazımızda içerik alanını, yani web sitenizin içeriği içerisinde küçük metin reklamlarının yerleştirilmesi seçeneğini inceleyeceğiz. Google AdSense’in çalışma şekli çok basit bir ifadeyle web sitenize alacağınız reklamlara sitenizi ziyaret edenler tarafından tıklanması ve sizin de her bir tıklama için Google’dan bir ücret alacağınız anlamını taşıyor. Google Adsense’in güzel ve etkili yönlerinden birisiyse hedeflendirilmiş reklamlar sunuyor oluşu.“Hedeflendirilmiş reklamlar” ifadesiyle kastedilen web sitenizde görüntülenecek reklamların sitenizin içeriğiyle örtüşüyor olmasıdır. Bu sayede örneğin müzik hakkında bir web sitesi oluşturduysanız, sitenizde müzik sektöründen reklamların gösterileceğidir. Bu sayede reklamlar doğru hedefe ulaşabilir ve reklamın sitenizi ziyaret edenlerin ilgisini çekme şansı artar. AdSense tüm bunların yanında filtreler kullanmanıza olanak vererek sayfanızda görüntülenmesini istemeyeceğiniz içeriği engellemenize imkan sağlar. Bunun bir avantajı sitenizde görüntülenmesi uygun olmayacak reklamların engellenmesi ve ticari bir site işletiyorsanız rakiplerinizin reklamlarının görüntülenmesinin engellenmesidir.

Google AdSense’in bir başka güzel yanıysa raporlama araçlarının esnekliğidir. Bu raporlama araçları sayesinde hangi reklamların iş yaptıklarını kolayca tespit edebilirsiniz. Son olarak AdSense reklamlarını sitenizin stiline göre şekillendirebilmeniz, reklamların sitenizin güzel tasarımı içerisinde sırıtmasını engeller. Google AdSense programına kayıt olduktan sonra tek yapmanız gereken size verilecek kodları kopyalayıp web sitenizin istediğiniz bir alanına yapıştırmaktır. Bu işlemi yaptıktan sonra sırtınıza yaslanıp paraların gelişini seyredebilirsiniz. Google kazanç bakiyenizin 100 USD’yi geçmesinden sonra size her ay ödeme yapacaktır.

Üç basit adımda Google AdSense’e kaydolmak

>> 1. Adım
Google AdSense ile websitenizden para kazanın
“Başvurmak için burayı tıklayın” yazılı linke tıklayın. Karşınıza çıkacak sayfada “Web sitenizin URL’si”, “Web sitenizin dili”, “Hesap türü” ve son olarak da “Ülke veya bölge” kısımlarını doldurun. Hesap türü için eğer 20’den fazla çalışanı olan bir şirketin sahibiyseniz “İş hesabı”, kişisel bir kullanıcı veya 20’den az çalışanı olan bir şirketin sahibiyseniz “Bireysel hesap” seçeneğini işaretlemelisiniz. “Hesap türü” ve “Ülke veya bölge” kısımlarını doğru olarak doldurmanız son derece önemli çünkü ileride bu kısımları değiştirme şansınız olmayacak. Geriye kişisel bilgilerinizi doldurmak kalıyor. Kişisel bilgilerinizi de doldurduktan sonra “Bilgileri Gönder” düğmesine tıklayın.

>> 2. Adım
Yeni açılacak sayfada verdiğiniz bilgileri kontrol edin. “Sizi hangisi en iyi tarif ediyor?” sorusuna Google hizmetleriyle kullandığınız bir e-posta adresi varsa ilk seçenekle yoksa ikinci seçenekle cevap verin. İkinci şıkkı seçerseniz sizden bir e-posta adresi ve şifre yaratmanız istenecektir. Bu işlemleri tamamladıktan sonra “Devam et” düğmesine tıklayın. İlk soruda ilk şıkkı işaretlediyseniz size mevcut Google hesabınızın AdSense için kullanılmasını isteyip istemediğiniz sorulacaktır. İstiyorsanız yine ilk şıkkı seçin ve açılacak kutuya Google hesabınızın bilgilerini girin ve “Devam et” düğmesine tıklayın. İstemiyorsanız ikinci şıkkı seçerek yeni bir giriş adı ve şifre seçin ve “Devam et” düğmesine tıklayın.

>> 3. Adım
Bu aşamadan sonra Google bir veya iki gün içerisinde (şanslıysanız bizim denememizde olduğu gibi bir – iki saat içerisinde) başvurunuzu inceleyip, başvurunuzun onaylanmasının ardından size bir e-posta gönderecektir. Bu e- postada yer alan linke tıklayarak yeni açılacak sayfada kullanıcı adınızla parolanızı girin ve kullanıcı sözleşmesini okuduktan sonra onaylamak için “Kabul ediyorum” düğmesine basın. Tüm bunlardan sonra geriye artık alacağınız reklamları web sitenize yerleştirmek kalıyor. Yazımızın geri kalanında bu işi 10 adımda nasıl yapabileceğinizi açıklıyoruz.

Arama için AdSense
Ziyaretçileriniz aramalarını sizin sayfanızdan yapsınlar

Google’ın sunduğu AdSense reklam programının diğer boyutu arama alanındadır. Basit olarak “Arama için AdSense” sayfanıza yerleştirebileceğiniz bir Google arama kutusudur ve ziyaretçilerinizin sayfanızdan arama yapmasına olanak verir. Çalışma şekliyse “İçerik için AdSense”e benzer. Sayfanızdan bir arama yapan kullanıcıya açılacak arama sonuçları sayfasının sağ yanında reklamlar belirir ve bu reklamlara tıklanması sonucunda, Google’ın reklam veren firmalardan alacağı ücretten siz de küçük bir pay alırsınız. Sitenizde böyle bir arama kutusunun bulundurulması hem para kazanmanıza hem de kullanıcılarınıza daha iyi hizmet vererek, daha fazla kullanıcının sitenize gelmesine veya mevcut kullanıcıların sitenize daha sık uğramasına da yol açabileceğinden son derece yararlıdır. Arama için AdSense’i de içerik için olan alternatifi gibi tam olarak sitenizin stiline göre ayarlayabilirsiniz ve yine aynı güçlü özelliklere sahip bir raporlama aracıyla işlerin nasıl yürüdüğünü veya kullanıcıların neler aradığını kolaylıkla analiz edebilirsiniz. Kullanıcıların neler aradığının görülebilmesi size büyük kolaylıklar sağlayabilir. Bu sayede web sitenizin içeriğini kullanıcıların beklentileri doğrultusunda geliştirebilir, yeni içerikler ekleyebilir veya reklamlarınızı sık aranan bilgilere göre değiştirebilirsiniz.

10 adımda web sitenize veya blog sayfanıza AdSense reklamlarını yerleştirmek

>> 1. Adım
Eğer yazımızın “üç basit adımda Google AdSense’e kaydolmak” kısmını başarıyla tamamladıysanız şu an tarayıcınızda Google AdSense’in raporlar kısmı açık bulunuyor olmalıdır. Her ne kadar şu an kazancınız kısmının karşısında büyük bir sıfır rakamı görüyor olsanız da birazdan tamamlayacağınız adımlardan sonra para kazanmaya başlayabileceksiniz. Başlamadan önce son olarak vergi bilgilerinizi bildirmeniz ve bir ödeme şekli seçmeniz gerekiyor. Bu işlemleri tamamlamak için “Ödemeleriniz şu anda bekletilmektedir…” yazılı kutuya 1 tıklayın ve sizden istenecek bilgileri doldurun. Artık reklamları web sitenize yerleştirmek için hazırsınız. Başlamak için öncelikle “AdSense Kurulumu” sekmesine 2 tıklayın.

>> 2. Adım
İlk yapacağımız iş, alacağımız reklamların stilinin web sitemizin stiline uygun olmasını sağlamak. Bunun için “Renk Paletleri” sekmesine 1 tıklayın. Renk seçimi için önceden tanımlanmış renk setlerini “Paleti göster” 2 açılır menüsünden seçebilir veya “Sınır”, “Başlık”, “Arkaplan”, “Metin”, “URL” seçeneklerinin 3 her birini tek tek değiştirebilirsiniz. Yaptığınız değişikliklerin nasıl görüneceğini sayfada yer alan örnek reklamdan 4 görebilirsiniz.

>> 3. Adım
Renk ayarlarınızı tamamladıktan sonra bu ayarları kaydetmek için “Yeni palet olarak kaydet” yazılı alanda 1 bir isim girin ve “Paleti kaydet” 2 yazılı düğmeye basın. Eğer ayarlarınızı daha önceden hazırladığınız bir palet üzerine kaydetmek isterseniz “Kaydedilmiş bir paletin yerine koy” 3 altında yer alan açılır menüden üzerine kaydetmek istediğiniz paleti seçin ve “Paleti kaydet” 2 yazılı düğmeye basın.

>> 4. Adım
Renk seçimimizi tamamladıktan sonra artık reklam seçimine geçebiliriz. Bu iş için öncelikle “Ürünler” 1 sekmesine tıklayın. Açılacak sayfada “Reklam birimi” karşısında yer alan açılır menüden 2 “Metin reklamları”, “Resim reklamları” veya “Her ikisini birden” seçeneklerinden birisini seçerek sayfanızda yer alacak reklam tipini belirleyin. Seçiminizi tamamladıktan sonra “Devam” 3 düğmesine tıklayın.

>> 5. Adım
Yeni açılacak sayfada alacağınız reklamlarla ilgili daha fazla ayar yapabilmektesiniz. Biçim başlığı altında yer alan açılır menüden 1 alacağınız reklamın sayfanızda görüntüleyeceğiniz alana uygun olabilecek bir boyutunu seçin. Renkler başlığı altında yer alan palet 2 kısmından ilk üç adımda hazırlayıp kaydettiğiniz renk paletini seçin. Bu aşamada “özel kanal” ve “Alternatif reklamlar veya renkler” başlıklarını geçin ve “Devam” düğmesine tıklayın.

>> 6. Adım
Yeni açılacak sayfada size web sitenize veya blog sayfanıza yerleştirebileceğiniz bir kod verilecek. 1 Reklamları web sitenize yerleştirmek için bu kodu kopyalayın.

>> 7. Adım
Biz burada örnek bir uygulama olarak www.blogger.com adresinde ve www.blogcu.com adresinde açtığımız biri yabancı biri Türkçe iki farklı blog’u kullandık.

www.blogger.com
Blogger’de yer alan bir blog sayfası açın ve “Change Settings” sekmesine tıklayın. Açılacak sayfada yer alan “Template” 1 sekmesine tıklayın, template sayfasında yer alan kodlar 2 içerisinde gezinerek AdSense reklamının yer almasını istediğiniz alanı tespit edip kopyaladığınız kodu buraya yapıştırın ve “Save Template Changes” yazılı düğmeye 3 tıklayın. Bu işlemin ardından yaptığınız değişiklik kaydedilecektir.

>> 8. Adım
Değişikliklerin görüntülenebilmesi için sitenizi güncellemeniz gerekir. Bu işlemi gerçekleştirmek için “Republish” yazılı düğmeye 1 tıklayın. Bu işlem tamamlandıktan sonra “View Blog” 2 sekmesine tıklayarak yaptığınız değişikliği görebilirsiniz.

>>9. Adım
www.blogcu.com
Blogcu’da yer alan sayfanıza giriş yapın ve “Şablon” linkini 1 tıklayın. Açılacak sayfada “Şablonu düzenleyin” 2 linkine tıklayın. Yeni açılacak sayfada karşınıza çıkacak kodlar 3 içerisinde gezinin ve kopyalamış olduğunuz AdSense kodunu reklamınızın görüntülenmesini istediğiniz alana yapıştırın. “Ön izlemede göster” linkine 4 tıklayarak yaptığınız işlemin çalışıp çalışmadığını görüntüleyebilirsiniz. Eğer reklamınızın görüntülenme şeklinden hoşnutsanız “Düzenlediğimi kaydet” 5 düğmesine basarak işlemi tamamlayın.

>> 10. Adım
Tüm bu aşamalar tamamlandıktan sonra artık aldığınız reklam sitenizde görüntülenecektir. Eğer AdSense reklamınız istediğiniz yere gelmediyse yapıştırdığınız kodu kesip istediğiniz alanı bulana kadar farklı yerlerde deneyebilirsiniz. Eğer aldığınız reklamın boyutları sayfanıza uymadıysa reklam boyutunu Google AdSense sayfasından değiştirebilirsiniz.

http://www.pcnet.com.tr/

İnternet kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Web siteniz için 25 ipucu

Web siteniz için 25 ipucu
Yazar: Selim ŞUMLU
B ir web sitesi yaparken genelde site içeriğini hazırlama aşamasını uzun tutar, yayınlama aşamasını ise pek önemsemeyiz. Oysa web yayıncılığının temel ilkeleri, amatör bir siteyle profesyonel bir siteyi birbirinden ayıran en önemli etkenlerdendir. Sitenizi web’e yerleştirirken bilmeniz gereken 25 ipucunu sizler için derledik.

01
İki basamaklı FTP
Web editörlerinin pek çoğu sitenizi doğrudan yayınlama özelliğine de sahiptir, böylece değişikliklerinizi doğrudan web sitenize aktarabilirsiniz. Fakat yayınlamadan önce değişikliklerinizi kontrol etmek istiyorsanız, web editörünüzü sayfalarınızı sabit diskinize kaydedip tarayıcınızda açacak şekilde ayarlayın.

02
ASCII FTP
FTP aracılığıyla HTML sayfalarınızı (veya CSS ve script dosyaları) aktarırken ASCII modunda aktardığınızdan emin olun, böylece satır araları doğru kullanılmış olur. Aksi halde bir sürü kısa satır veya upuzun tek bir satırla karşılaşabilirsiniz. Grafiklerin, seslerin, EXE dosyalarının ve Notepad ile açamayacağınız her şeyin binary modunda gönderildiğinden emin olun. Çalıştığınız her dosya uzantısı için gerekli transfer modunu bir kez ayarlarsanız daha sonra elle değişiklik yapmanız gerekmez.

03
Pasifleşin
Web sitenizi işyerinizden upload ediyorsanız ve ofisinizde geniş çaplı bir güvenlik duvarı (firewall) kullanılıyorsa, sunucunuza erişebilmek için pasif modda bağlanmanız gerekebilir. FTP programınızın bağlantı ayarlarını bunu otomatik yapacak şekilde ayarlayın ki her seferinde değiştirmenize gerek kalmasın.

04
Otomatik yayın
Otomatik olarak web sayfası oluşturan programlar sadece web editörleri değildir; bunu Excel’le de yapabilirsiniz. İstediğiniz hücreleri seçin, Dosya > Web Sayfası Olarak Kaydet’i seçin ve seçiminizi gösteren radyo düğmesine basın. Temel Excel kontrollerinin sayfada yer alması için ‘Etkinlik Ekle’yi seçin ve Yayımla’ya tıklayıp ‘Bu sayfa her kaydedildiğinde otomatik olarak yeniden yayımla’yı işaretleyin. Böylece dosyayı her güncellediğinizde upload etmeniz için bir web sürümü de hazır olacaktır.

05
Sürükle ve bırak
Hiçbir FTP programı kurulu olmayan bir sistemden FTP sunucunuza ulaşmanız gerekebilir. Basit işlemler için yeni bir FTP programı kurmak yerine Internet Explorer’ı kullanabilirsiniz. ftp://ftp.websiteniz.com/ şeklinde FTP adresini yazın ve kullanıcı bilgilerinizi girin. Kullanıcı bilgileriniz sorulmadan anonim kullanıcı girişi yapılıyorsa, ftp://kullanıcı@şifre:ftp.websiteniz.com şeklinde giriş yapabilirsiniz. Fakat bu durumda şifrenizin adres satırında görüneceğini unutmayın. Bu pencerede tıpkı sabit diskinizdeymiş gibi dosyaları yönetebilirsiniz. Yüklemek istediğiniz dosyaları sürükleyip pencereye bırakmanız yeterli. Tüm tarayıcı pencerelerinizi kapattığınızda oturum da kapanmış olur.

06
Günlük tutun
Sitenizi güncellemenin en kolay yollarından biri de web günlüğü (blog) hesabı kullanmaktır. Çünkü günlüğü sayfanıza bir kez adapte ettikten sonra web’e erişebildiğiniz her yerden güncelleme yapabilirsiniz. Bir web günlüğü sahibi olmak için www.blogger.com veya www.livejournal.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

07
Doğrulayın
Web sayfalarınızı kendiniz kontrol ettikten sonra bir kez de http://validator.w3.org/ adresindeki W3C DoğrulamaHizmeti’ni kullanarak kontrol edin. Bu hizmet sayfalarınızın standartlara uygun olmadığını belirlemenize yardımcı olur.

08
Renkleri görün
Size şaşırtıcı gelebilir ama sandığınızdan çok daha fazla renk körü internet kullanıcısı var. Web sitenizi nasıl gördüklerini merak ediyorsanız sitenizi http://colorfilter.wickline.org/ adresindeki ‘Renk Körü Web Sayfası Filtresi’nde inceleyebilirsiniz.

09
Sahip olduklarınızı bilin
Web sunucunuzda çalışması gereken script’ler kullanacaksanız, sunucunuzun gerekli dili (Perl, ASP, PHP vs.) desteklediğinden emin olun ve bunları nasıl kullanabileceğinizi öğrenin. Perl ve PHP script’leri için bazı dosyalarda CHMOD değişikliği yapmanız gerekebilir, karmaşık bir script’le çalışmaya başlamadan önce tüm bunlar için yetkiniz olup olmadığını öğrenin.

10
Boyutunuzu seçin
Herkesin aynı ekran çözünürlüğünü kullanmasını veya tarayıcı pencerelerinin ekranı kaplamasını bekleyemezsiniz. Bu yüzden web sitenizi farklı çözünürlüklerde test etmeniz gerekir. Web editörünüzün tarayıcı pencerelerini istediğiniz boyutta açma gibi bir özelliği yoksa, http://www.dqsd.net/ adresinden indirebileceğiniz Quick Search Deskbar ile pencereleri belli boyutlarda açabilirsiniz.

11
Varsayılanları kullanın
Çoğu web sunucusu dizin adını yazdığınızda otomatik olarak INDEX, MAIN veya DEFAULT adlı .htm veya .html uzantılı bir sayfayı yükler. Böylece dizinleriniz için daha kısa adresler kullanabilirsiniz. Yine de her dizinine bir varsayılan sayfa koymayı unutmayın, çünkü bazı web sunucuları varsayılan sayfası olmayan dizinlerin tüm içeriğini gözler önüne serebilir.

12
Index’e bağlantı vermeyin
Index sayfanız yerine dizin adına link vermeniz daha sağlıklıdır, çünkü bazı tarayıcılar www.siteniz.com/kitaplar/ adresinin www.siteniz.com/kitaplar/index.html ile aynı olduğunu anlayamaz ve bu yüzden ziyaretçileriniz girmiş oldukları sayfaların renk kodlarını doğru olarak görmez.

13
Arama motorları
Arama motorlarının yardım sayfalarını inceleyin. Sayfalarınızın listelenmesi için neler gerektiğini öğrenin ve uygulayın. Google gibi bazı arama motorlarının arama sonuçları çok ince hesaplamalara dayanır, bu nedenle sitenizin sıralamadaki yeri sürekli değişebilir. Bunu fazla önemsemeyin. Zamanınızı arama sonuçlarıyla uğraşmak yerine sitenizi geliştirmek için harcayın. Tüm sayfalarınızın açıklayıcı bir başlığa sahip olduğundan ve TITLE etiketinin HEAD bölümünün başında bulunduğundan emin olun. Grafiklerinizin tümünü ALT etiketi kullanarak açıklamaya çalışın. Sayfalarınızda kullanacağınız META etiketleri önemlidir, fakat Google başta olmak üzere bazı arama motorları çok fazla suistimal edilen bu etiketleri dikkate almamaktadır. Yine de META etiketlerini doğru kullanın ve içeriğinizle ilgisi olmayan anahtar kelimelerden sakının.

14
Yapılanın
Tüm web sitenizin aynı klasörde bulunması gerekmez. Dosyalarınızı doğru şekilde klasörlere ayırırsanız daha sonra yönetmesi kolaylaşacaktır. Böylece belli bir bölümde sorun yaşandığında doğru klasöre odaklanabilir veya sıkça güncellediğiniz bir bölüm varsa ilgili dosyaları daha rahat bir şekilde silebilirsiniz. Klasör yapınızı siteniz üzerinde çalışmaya başladığınızda oluşturun, çünkü yolun yarısına geldiğinizde dosya ve klasör isimlerini değiştirmeniz tüm linklerinizi de değiştirmenizi gerektirecektir. Üstelik arama motorları yeni sayfalarınızı keşfedene dek sitenizi arayanlara size ulaşamayabilir

15
Slash kullanın
Dizin adıyla biten tüm adreslerinizin sonunda bölme (slash) işareti (/) kullanmayı unutmayın. Slash’le bitmeyen www.siteniz.com/kitaplar adresini kullandığınızda tarayıcınız kitaplar adlı dosyayı ister, web sunucusu bu dosyayı bulamaz ve tarayıcının adresin sonuna slash ekleyip tekrar denemesini söyler. Bu işlemler otomatik olarak gerçekleşse de sayfanın yüklenme süresini uzatır, hatta bazı çok eski tarayıcılarda sayfa görüntülenemez.

16
Uyumlu olun
Web sunucunuzdaki dizin yapısı sabit diskinizdekiyle aynı olmayacaktır. Bu yüzden linklerinizde sabit diskinize ait tam dosya yolları kullanmaktan kaçının, dosyayı web sunucunuza yüklediğinizde bu linkler çalışmaz hale gelecektir.

17
E-posta adresinizi gizleyin
Ziyaretçilerinizin size ulaşabilmesi için e-posta adresini sitenizde mutlaka belirtmeniz gerekiyor, fakat hiçbir koruma olmadan sitenize yerleştireceğiniz e-posta linki de spam robotlarına kolay lokma olacaktır. Bunun yerine e-posta adresinizi belirten bir grafiği JavaScript’le linklemeyi deneyebilirsiniz. Size ulaşmak isteyenler yine tek tıklamayla eposta gönderebilirler, fakat adresinizi ele geçirmek isteyen tarayıcıların işi çok zorlaşacaktır. Bu uygulamayla ilgili bilgi için www.joemaller.com/jsmailer.shtml adresini inceleyebilirsiniz.

18
Veritabanınızı hazırlayın
Web sunucunuzdaki veritabanınıza bilgisayarınızda olduğu kadar hızlı ve rahat şekilde veri yazamazsınız. Veritabanınızda bulunması gereken veriler fazlaysa, bunları kendi bilgisayarınızda hazırlayın ve daha sonra veritabanı sunucunuza gönderin.

19
Kısa mı uzun mu?
Web sayfası dosyalarınızın uzantısı olarak .html ya da .htm kullanmanız herhangi bir fark yaratmaz. Çünkü günümüz tarayıcıları her türlü uzantıyı sorunsuz olarak okuyabiliyor. Yine de çok uzun, boşluk ve Türkçe karakterler içeren dosya isimleri kullanmaktan kaçınmalısınız.

20
Harflerinizi küçültün
Birçok web sunucusu Unix veya Linux tabanlı bir işletim sistemi üzerinde çalışır. Bu sistemlerde dosya isimleri büyük – küçük harflere duyarlıdır. Yani PCnet.JPG adlı bir dosya yükler ve pcnet.JPG adresine bağlantı verirseniz resmi göremezsiniz. Karışıklığı önlemek için her zaman küçük harfleri kullanmanızı öneririz.

Hosting seçenekleri
21
FrontPage uzantıları
FrontPage uzantıları (Extensions) tek satır kod yazmanıza gerek kalmadan sitenize ziyaretçi defteri, arama motoru, form gibi özellikler eklemenizi sağlar. Bu özellikleri kullanmak istiyorsanız hosting sağlayıcınızın FrontPage uzantılarını desteklediğinden emin olun.

22
Bant genişliği
Sınırsız bant genişliği sağladıklarını iddia eden sitelere inanmayın. Her şeyin bir sınırı vardır. Bu sitelerin sözleşmelerini dikkatle okuyun, fazla bant genişliği kullanırsanız hesabınızı kapatabilir veya daha fazla para talep edebilirler. 20 bin sayfa izlenimi için ortalama 500 MB bant genişliğine ihtiyacınız olacağını unutmayın.

23
Yedekleme
Bazı hosting sağlayıcılar bunu tüm müşterilerine sunsa da, genel olarak siz talep etmedikçe dosyalarınız yedeklenmeniz. İşinizi garantiye alın ve sitenizin güncel bir kopyasını her zaman sabit diskinizde saklayın.

24
Veritabanı seçimi
Siteniz için küçük bir veritabanına ihtiyacınız varsa Access veya ODBC kullanmayı düşünebilirsiniz. Daha detaylı sistemler için MySQL, SQL Server veya ASP.NET kullanmalısınız. Genelde Linux tabanlı sunucularda MySQL, Windows tabanlı sunucularda SQL Server kullanılır.

25
İstatistikler
Site istatistiklerinize nasıl erişebileceğinizi öğrenin. Hosting sağlayacınızın böyle bir hizmeti yoksa bedava bir sayaç servisinden yararlanabilirsiniz. Sayfalarınızı kaç kişinin ziyaret ettiği, hangi sayfalara baktığı, hangi arama motorundan geldiği gibi bilgiler sizin için önemli olmalı. İstatistiklerinizi inceleyerek sitenizin ziyaretçi profilini kolayca çıkarabilirsiniz

Yazar: Selim ŞUMLU

http://www.pcnet.com.tr/

İnternet kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Türkiye’de bir Web 2.0 şirketi: Nokta İnternet Teknolojileri

Türkiye’de bir Web 2.0 şirketi: Nokta İnternet Teknolojileri
Yazar: Selim ŞUMLU
Pazartesi, 08 Ekim 2007
Türkiye’nin en geniş Web 2.0 platformuna sahip olan Nokta’nın yenilikçi sitelerini tanımayan yok. İşte Nokta’nın başarı öyküsü ve gelecek planları…

Son birkaç yıldır internet dünyasını kasıp kavuran bir gelişme var: Web 2.0 platformu. Aslında Web 2.0 teknik bir yenilik sayılmaz, daha çok felsefi bir değişiklik diyebiliriz. Klasik web’in pasif, yalnızca webmaster’ın yerleştirdiği bilgileri kuru kuruya sunan web siteleri Web 2.0′la birlikte yerlerini kullanıcıların bilgi paylaşımında bulunduğu web tabanlı topluluklara ve interaktif servislere bırakıyor. Bu tip yeni nesil zengin internet uygulamalarını geliştirmek için AJAX, CSS, RSS gibi yeni sayılabilecek teknolojiler ve yenilikçi bir tasarım anlayışı devreye giriyor.

Bütün dünyada büyük yankı uyandıran Web 2.0 platformu özellikle son 1-2 yıldır ülkemizde de dikkat çekmeye başladı. İlk Türkçe Web 2.0 siteleri genellikle yabancı girişimlerin Türkçe çevirilerinden ibaretti. Sonra küçük, bireysel girişimlerle karşılaşmaya başladık. Sayıları artış göstermeye başlasa da arkasında ciddi firmaların olduğu Web 2.0 sitelerini bir türlü göremiyorduk. İşte bu sırada felsefesini Web 2.0′a yöneltmiş bir Türk şirketi dikkatimizi çekti: Nokta İnternet Teknolojileri. Bugün Türkiye’nin en geniş Web 2.0 platformunu elinde bulunduran Nokta’nın gelecek planlarını öğrenmek için şirketin genel müdürü Burçin Didinedin’le bir röportaj gerçekleştirdik. Röportajımızı yazının sonunda bulacaksınız, ama önce Nokta İnternet Teknolojileri’ni biraz daha yakından tanıyalım.

Kuruluş öyküsü
Nokta İnternet Teknolojileri 2002 yılında, ODTÜ Dağcılık ve Kış Sporları Kulübü’nden 6 girişimci arkadaş tarafından, Ankara Ayrancı’da kurulmuş. Şirketin fikir babası ve şu anda da CEO’su olan Tümay Asena (34), 1998 yılında internet ile ilgili kendi girişimlerini başlatıyor. Daha sonra fikrini arkadaşlarına açan Asena, benzer arayışlar içerisinde olan İnşaat Mühendisliği mezunu Burçin Didinedin’in (37) iş tecrübesi ve desteğiyle oluşumu hızlandırıyor. Daha sonra, Başar Ekim (34), Çağatay Karabulut (34), Tuna Orbay (34) Tolga Güneş’i (35) de yanlarına alarak Nokta İnternet Teknolojileri’ni kuruyorlar.

Etkinliklerine daha çok Kuzey Amerika pazarında, arama tabanlı reklamcılık, doğrudan internet navigasyonu ve alan adları yönetimi yaparak başlayan Nokta, 2005 yılının sonlarına doğru rotasını Türkiye’ye çeviriyor. Nokta, Türkiye’deki girişimlerinin ortak felsefesini Web 2.0 konsepti içerisinde, kaliteli Türkçe içeriğin kullanıcılar tarafından keşfedilmesi, paylaşılması ve yorumlanması olarak belirlemiş. Bünyesine kattığı veya geliştirdiği projelerin, “Keşfet, Paylaş, Katıl” mottosuna uygun, kullanıcıların katılımcılara dönüştüğü lider ürünler olmasına özen gösteriyor. Nokta’nın verilerine göre, bugün Türkiye’de internet kullanan her 15 kişiden biri Nokta’nın katılımcı ürünlerini kullanmakta.

Nokta bünyesindeki siteler
Şu anda Nokta’nın kendileri tarafından geliştirilen ya da satın almalarla Nokta bünyesine dahil edilen 10 farklı ürünü mevcut. Nokta’nın istatistiklerine bakılırsa, bu sitelerden birini sürekli olarak kullanıyor olmanız da büyük bir ihtimal dahilinde.

www.izlesene.com

Her gün daha da büyüyen içerik ve üye sayısıyla Türkiye’nin en popüler video paylaşım sitesi. Bizce “aile filtresi” özelliği çok iyi düşünülmüş. YouTube benzeri bir site olan İzlesene.com Türkiye’nin en çok ziyaret edilen 50 sitesi içinde yer alıyor.

www.fotokritik.com

Amatör ve profesyonel fotoğrafçıların estetik anlayışlarına ve arayışlarına hizmet etmesi ve sanatsal çalışmaların sergilenmesi gibi yönleriyle kendi alanında bir ilk olan, Türkiye’nin en büyük fotoğraf eleştiri ve paylaşım sitesi.

www.sinemalar.com

Gösterimdeki ya da gösterime girecek filmler, film seansları ve sinema salonları hakkında kapsamlı bilgiyi, katılımcı ve paylaşımcı bir platformda üyelerine sunuyor.

www.dikkat.com

100′ü aşkın haber kaynağından derlediği haberleri kategorilere ayırarak, katılımcı bir platformda sunan bir haber sitesi. Dikkat.com’da okurlardan gelen haberler “Digg” benzeri bir oylama sistemiyle sıralanıyor.

www.termometre.com

İller bazında, anlık güncellenen beş günlük hava tahminleriyle istatistiksel hava bilgilerini yenilikçi, kullanımı kolay bir tasarımla sunuyor. Bilgiye hızlı ulaşım odaklı bir site.

www.doviz.com

Güncel döviz kurlarını, serbest piyasa ve T.C. Merkez Bankası verilerini sürekli güncellenen, kullanımı kolay bir tasarımla sunuyor. Termometre.com’da olduğu gibi çok sade, bilgiye hızlı ulaşım odaklı bir arabirime sahip.

www.bilgi.com

Bilgi.com, internet içeriğini Türkçe için özel geliştirilmiş teknolojiyle sunan ilk Türkçe arama motorudur.

www.dizin.com

Türkiye’nin popüler sitelerini kategorilendirerek istatistiksel bilgiler ışığında sunuyor, bu sitelere hızlı erişim sağlıyor.

www.negatif.com

Fotoğraf çekmeyi seven internet kullanıcılarına fotoğraflarını paylaşabilecekleri, yorum alabilecekleri, kullanımı kolay bir ortam hazırlamayı amaçlayan amatör fotoğraf sitesi.

www.blogcu.com

Türkiye’nin en büyük ücretsiz Türkçe blog sitesi. Birkaç dakika için web günlüğü sahibi olmanıza olanak tanıyor. Blogcu.com, internette özgür ifadenin platformu olarak bilinen blog’lardan yüz binlercesini barındırıyor.

www.nokta.com

Nokta İnternet Teknolojileri hakkında her türlü bilgiye ulaşabileceğiniz kurumsal web sitesi.

Web 2.0 şirketine doğru
Nokta, 2005 yılından bu yana Türkiye pazarında internet teknolojileri geliştiriyor. Özellikle arama teknolojisi ve Web 2.0 platformu üzerine gerek satın almalar gerekse ürün geliştirme stratejileriyle bugün her 15 internet kullanıcısından 1′ine ulaşmış durumda. Nokta İnternet Teknolojileri Genel Müdürü Burçin Didinedin, Nokta ürünlerinin toplam aylık sayfa görüntülenme sayısının 300 milyon ve toplam aylık tekil ziyaretçi sayısı 30 milyon civarında olduğunu, toplam üye sayısınınsa 1 milyona yaklaştığını ifade ediyor. Nokta, Türkiye’nin gerek kullanıcı sayısı, gerekse içerik olarak en geniş Web 2.0 platformuna sahip durumda.

Nokta’da Web 2.0 dönüşümü 2006 yılında başlamış. Burçin Didinedin gelişmeleri şöyle anlatıyor: “2005′e kadar girişimlerimizi ağırlıklı olarak Kuzey Amerika pazarında yoğunlaştırdık. Bu süreçte Google, Yahoo UK gibi kendi alanında öncü markalarla internet ekosisteminin bir parçası olarak çalıştık. Bu firmaların vizyon, strateji ve uzun vadeli hedeflerini görme şansımız oldu. Düzenli katıldığımız konferanslarda ileriye dönük kurgulanan büyük resmi gördük. Sürekli internetin içinde yaşayan bir şirket olarak gelişmeleri yakından takip ettik.

Bu sürecin sonucunda Web 2.0 olarak tanımladığımız, web’in servisten öteye platforma dönüştüğü, kullanıcı tarafından yaratılan içeriğin ve sosyal ağ yapısının ön plana çıktığı, hızlı, esnek, paylaşıma açık ve bilgiyi her noktaya ulaştıracak teknolojilerin kullanıldığı platformların etkinliğini arttırdığını izledik.

Dönüşüm 2006 yılında başladı. Şirketimizin vizyon, misyon ve stratejilerini, bütün takım arkadaşlarımızın katıldığı bir beyin fırtınası ile gözden geçirdik. Hepimizin ortak görüşü doğrultusunda, Nokta’yı, Türkiye’de yeni nesil internet ve arama teknolojilerinde öncü, internet denilince ilk akla gelen, kullanıcı tarafından yaratılmış içerik ve sosyal ağlarla oluşan ürünlere sahip yepyeni bir Web 2.0 şirketi olarak konumlandırdık. Türkiye için misyonumuzu ‘Katılımcı platformlarda insanların bilgiyi keşfetmesini, yaratmasını, paylaşmasını ve yorumlamasını sağlayacak internet ürünleri üretmek’ olarak belirledik.”

Didinedin, Web 2.0′dan esinlenilerek ortaya çıkan Şirket 2.0 modelinden nasıl faydalandıklarını da açıklıyor: “Nokta yapısında gerçekleştirdiğimiz en önemli değişiklik şirket organizasyonumuzda oldu. Şirketimiz Web 2.0′in taşıdığı tüm özellikleri yapısında bulunduran Şirket 2.0 (Enterprise 2.0) diyebileceğimiz bir sistemle organize olmaktadır. Sistemin en önemli özelliği wiki ve blog kullanımı ile ortak bir bellek oluşturulması ve bütün şirketin bu yapı altında (JotSpot) organize olmasıdır. Amaç bilgiyi paylaşarak öğrenen bir organizasyon oluşturmaktır.

Ortak bellek sayesinde ekipler arası bilgi transferi ve iletişim maksimum düzeydedir. Toplantı notları canlı olarak takip edilebilmekte, ekipler proje ve kararlarıyla ilgili tüm şirketin görüş ve önerilerini anında alabilmektedirler. Bu da sisteme saydamlık kazandırarak sürekli gelişimi tetiklemektedir.”

Gelecek planları
Nokta’nın kısa ve uzun vadeli planları birkaç başlığa ayrılmış durumda. Önümüzdeki aylarda bizi bekleyen gelişmelere de kısaca değinelim.

Ürün geliştirme

Ürün geliştirme tarafında şu an itibariyle Nokta’nın yeni reklam ürününe odaklanılmış. “Sosyal medya” kavramı gitgide reklam sektörünün daha çok ilgisini çekiyor. Testleri başlayan reklam ürünün açılmasıyla Nokta da sahip olduğu geniş sosyal medya ağını reklam verenlerle paylaşmış olacak. 2007′nin ikinci yarısında şirketin en öncelikli projesi de bu. Ürünün son hali grafik reklamların yanı sıra metin ve video reklamları da destekliyor olacak. Reklam ürünü sadece reklam verenlere değil, web sitelerine veya blog’larına reklam almak isteyen yayıncılara da hizmet verecek.

Nokta’nın üzerinde çalıştığı bir diğer ürün, Türkiye’nin en geniş sosyal ağı olmayı hedefliyor. Yeni platformun mevcut sosyal ağlarla uyum içerisinde çalışan, profillerin ön plana çıkacağı, yeni teknolojilerle bilgiyi her noktadan toplayacak ve her noktaya ulaştıracak bir platform olması planlanıyor.

Satın almalar

Sene sonuna doğru başlayacak 2. satın alma fazında Nokta, özellikle içerik ürünlerinden ziyade teknolojik know-how ve gelir modeli olan niş ürünlere yönelmeyi hedefliyor. Diğer taraftan dünyada yeni eğilim olarak öne çıkan ürünlerin yerel örneklerini Nokta bünyesinde görmeye devam edeceğiz.

Satın almaların 3. fazındaysa satın almadan ziyade girişimcilerle ortak projeler geliştirmek hedeflenmiş. Ürünlerin API’larının ve sistem altyapısının yazılım geliştiricilere açılması planlanıyor. Bu uygulamayla Nokta kendi bünyesinde sahip olduğu birikimi Türk internet girişimcileriyle paylaşmayı hedefliyor.

Arama teknolojileri

Nokta’ya ait Bilgi.com markasının güçlendirilerek, arama kalitesini artırma; video, blog, haber, wiki, akademik arama gibi ürünleri farklı servislerle genişletme de planlar arasında.

Mobil teknolojiler

Nokta’nın mobil teknolojiler alanında Başarı Mobile ile stratejik işbirliği var. Ürünlerin tamamının yakın bir zamanda mobil erişime açılması planlanıyor. Bundan sonraki süreçte de mobil ve internet uygulamalarının iç içe geçtiği bir iletişim platformu yaratılması düşünülüyor.

Türkiye’de Web 2.0′ın geleceği
Nokta’nın geliştirdiği veya doğru zamanda satın aldığı ürünler, rakiplerin pazara girmesinde giriş zorlukları yaratarak Nokta’ya önemli bir avantaj sağlamış durumda. Buna rağmen, şüphesiz ki önümüzdeki dönemde Türk internetinde ciddi Web 2.0 girişimlerini görmeye devam edeceğiz. Nokta, PCnet’in “başarı öyküleri” köşesinin ilk konuğuydu. Önümüzdeki aylarda da web’de başarısını kanıtlamış girişimleri size tanıtmaya devam edeceğiz. Ümit ediyoruz ki elde edilen bu başarılar diğer internet girişimcilerine de örnek olur ve yenilikçi, başarılı projelerle karşımıza çıkmaya devam ederler.

Nokta genel müdürü Burçin Didinedin’le söyleşi

Şirketin genel müdürü Burçin Didinedin, Nokta İnternet Teknolojileri’nin vizyonu ve sürdürdüğü çalışmalarla ilgili sorularımızı yanıtladı.

PCnet: Türkiye’de web projeleri geliştirilen kişi ve kurumların çoğu Web 2.0′ı görmezden gelirken sizin Web 2.0′a sıkı sıkıya bağlı kalmanızın sebebi nedir?
Didinedin: Web 2.0 alanı Türkiye İnterneti için nispeten yeni bir alan ve bir çok fırsat sunuyor. Türkiye’deki şirketlerin vizyonlarını Web 2.0 doğrultusunda gözden geçirdiğini görüyoruz. Bu konuda bizlere ulaşıp bilgi almak isteyen şirketlerle vizyonumuzu ve fikirlerimizi paylaşıyoruz. Türkiye’de proje öncelikleri servise odaklı, bizim farkımız vizyon ve gelir modellerine odaklı stratejiler takip etmemiz olabilir.
Sonuç olarak, Nokta’nın Web 2.0 alanına bu kadar sıkı sıkıya bağlı olmasının altında, yurtdışında faaliyet göstermenin avantajları, internet vizyonu, öğrenen organizasyonumuz ve katılımcı ve paylaşımcı kültürümüz bulunmaktadır.

PCnet: Nokta, kendi geliştirdiği sitelerin yanı sıra çeşitli satın almalarla da adını duyurdu. Bu siteler seçilirken neler dikkate alındı?
Didinedin: Web 2.0 platformunda Nokta’nın ses getiren stratejilerinden bir tanesi satın almalar oldu. İlk satın alma fazımızda video, blog ve fotoğraf içeriğinde lider konumdaki 3 ürünü (fotokritik.com, blogcu.com, izlesene.com) hedefledik ve diğer firmaların da ilgisine rağmen bu ürünleri bünyemize katmayı başardık.
Bu ürünleri seçerken web 2.0 temel özelliklerine sahip olması bizim için önemli bir kriter oluşturdu, Türkiye’de kullanıcı tarafından yaratılan içeriği inceledik. Özellikle video, blog ve fotoğraf ürünlerine odaklandık.
Seçtiğimiz ürünler teknoloji, tasarım, altyapı anlamında Web 2.0 kriterlerimizi karşılamasa da, çok daha önemli özellikleri ile ön plana çıktılar; bu pazarda ilk giren avantajına sahip olmaları, kullanıcı, ziyaretçi ve sayfa gösterim oranları ile network etkisi yaratmış olmaları, sahip oldukları önemli ölçüde Türkçe içerik, know-how ve kendimiz geliştirdiğimiz takdirde karşılaşacağımız zaman ve maliyet tasarrufu öncelikli sayılabilir.

PCnet: Türkçeyi temel alan bir arama motoru (bilgi.com) geliştiriyorsunuz. Bilgi.com şu anda kaç sayfayı indeksliyor? Yaptığımız birkaç denemeye bakılırsa Google’ın PageRank’i gibi bir teknolojinin eksikliği de hissediliyor. Bu tip bir “sıralama” teknolojisi Bilgi.com’a adapte edilecek mi?
Didinedin: Bilgi.com’da Türkçe olarak belirlenmiş ve indekslenmiş içerik sayısı 100 milyonun üzerindedir.
Bilgi.com’da arama sonuçlarının kalitesiyle ilgili çalışmalar sürekli devam etmektedir. Bu kapsamda yapılan çalışmalarda birden fazla PageRank metodu varyasyonları denenerek ortaya çıkan sıralama sonuçları değerlendirilmektedir. Bunun dışında OPIC, TrustRank vb. sıralama metotları da uygulanmakta ve değerlendirilmektedir. Yapılan değerlendirmeler sonucu kullanıcıların daha çok tercih edeceği, kaliteli sonuçlara kolay ulaşabileceği, spam’lerden daha az etkilenen, Türkçe Web yapısına uygun ve tutarlı bir puanlama sistemine ulaşılmıştır. Pek yakında devreye girecek olan Bilgi.com link puanlama sistemiyle artık Bilgi.com’da arama sonuçları çok daha kaliteli gelecektir.

PCnet: Nokta şimdiye dek sadece tematik siteler geliştirdi. Web 2.0 konseptiyle örtüşecek, kişiselleştirilebilir bir portal yaratma planınız var mı?
Didinedin: Noktanın ürünlerine baktığımızda, içerik, arama teknolojileri, RSS ve widget’lardan oluşan bir servis bütünlüğü içinde kişiselleştirme ihtiyacının ön plana çıktığını görüyoruz. Kullanıcılarımızdan gelen ihtiyaçlar doğrultusunda benzer bir ürünü geliştirme hedefimiz var. Ancak bu konuda henüz bir çalışmamız bulunmamaktadır.

PCnet: Nokta’nın ABD şubesi neler yapıyor? Yurt dışına yönelik projeler geliştirmeyi düşünüyor musunuz?
Didinedin: Nokta’nın ABD şubesi yurtdışı ilişkilerimizi düzenlemek ve iş geliştirmek amacıyla açılmış bir iletişim ofisidir. Arama motoru reklamcılığı ve “direct navigation” alanında çalıştığımız Amerikan şirketleri ile iletişimimiz bu ofis üzerinden sağlanmaktadır. Bunların yanında, gene bu ofis aracılığı ile vizyonumuzu ve kendimizi geliştirmek adına yurtdışı konferanslarını takip edip, ekiplerimizin katılımını organize ediyoruz. En son Nisan 2007′de San Francisco’da yapılan Web 2.0 Expo’ya 4 kişilik bir ekiple katıldık ve bu ekip sektörün önemli isimlerini canlı dinleme fırsatı buldu, onlarca yeni girişimi yakından tanıdı. İnternetin inovasyon hızını düşünürsek bu tip etkinliklerin yarattığı fikir kıvılcımlarının bizim tarzımız yenilikçi firmalar için ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlayabiliriz.

PCnet: Okurlarımızla paylaşmak istediğiniz başka bir konu ya da eklemek istediğiniz bir not var mı?
Didinedin: Geleceğe baktığımızda, internette bireyin, iletişimin ve paylaşımın ön plana çıktığı bir süreç yaşıyoruz. Bu süreç bizlere “sosyal medya”, “sosyal zeka”, “sınırsız toplum”, “ortak irade” gibi kavramları getirecek. İnsanlar hayallerini gerçekleştirmek için, internet sayesinde, birbirlerinden güç almayı ve sınırsızlığı deneyimleyecekler. Hedefimiz bu değişim sürecine Türkiye internetinin temel oyuncularından biri olarak katkıda bulunmaktır.

Yazar: Selim ŞUMLU

http://www.pcnet.com.tr/

İnternet kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Anakartta göstergedeki F1 hatası

İlk açılışında takılıyor ekrana herhangi bir görüntü gelmiyor ancak makine çalışıyor bu arada anakarttaki göstergede F1 takılı kalıyor

Çözüm

Büyük ihtimalle PCI slotlarında bir problem vardır. F1 veya buna benzer hataları sadece bıostan düzeltebilirsin. Ya BIOS update YAP yada BIOS ayarlarını biliosan BIOS tan düzelt

Anakart Sorunları kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Fortmatsız Anakart Değişimi

Anakartım gümedi yeni bir anakart aldım fakat anakartın chipsetleri farklı eskisi sis yeni aldığım via…
format atmadan anakart değişimi nasıl yaparım..

not: yeni anakartı taktığımda normal olrak mavi ekran ve reset…

Çözüm ;

erd comander programıyla bilgisayarı boot edip. Eski anakartın bütün srücülerini sildim. Resetleyip winxp cd siyle boot edip onarma yaptım yani windowsu üzerine kurdun

Anakart Sorunları kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

USB SORUNU

D865PERL İNTEL ANAKART KULLANAN, HP 1018 YAZICI ALDIM AMA BİR TÜRLÜ KURAMADIM. BAŞKA BİLGİSAYARLARA KURULUYOR VE USB GİRİŞLERİNE DE VEB KAMERASI, USB BELLEK, DİJİTAL KAMERA, OYUN KOLU TAKIP KULLANIYORUM.AMA BİLGİSAYAR YAZICIYI TAKINCA “USB AYGITI TANINMADI.BU BİLGİSAYARA TAKILI USB AYGITLARINDAN BİRİSİ ÇALIŞMADIĞINDAN WİNDOWS AYGITI TANIYAMIYOR” DİYEREK” BİLİNMEYEN AYGIT” HATASI VERİYOR.BEN İŞİN İÇİNDEN ÇIKAMADIM.

Çözüm

1- Önce kullanacagın aygıtı yükle ( usb ler takılı değilken )
2- Pc yi kapa
3- Usb ve baglantı kablolarını tak
4- Pc yeniden başlat ve 1-2 dakika bekle
5- Bilgisayarım-denetim masası- sistem – aygıt yöneticisinden ? işaretli olan aygıtlardan birini seç ve güncelleştir de ( Bu işlemi yaparken lütfen o aygıtın cd si varsa cd sürücüsünde olmasına dikkat et )
6- Piysada satılan USB 2.0 lar uyum sağlamayabilir. Orjinal USB kullanılmalı

Anakart Sorunları kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Asus Anakartta Ses Problemi

” the audio driver do not support your computer hardware.
Note: if you uninstalled audio software without restarting your pc,re start now, then run this setup again. ”

Yazan bi pencere ile karşılaşırsanız

Çözüm önerilerinden biri ;

İlk önce driveri kaldır.
sonra:

1-denetim masası/sistem/donanım/aygıt yöneticisi sekmesine gir.
2-ses, video ve oyun kumandaları seçeneğine gel ve çift tıkla
3-o bölümde ses kartıyla ilgili olan herşeye sağ tıkla ve kaldır.
4-pc yi yeniden başlat ve anakart cd sinden uygun driveri yükle.

Anakart Sorunları kategorisine gönderildi | 1 yorum